Otistik Bireylerin Sinestezik Olma İhtimalleri Yüksek

Otistik Bireylerin Sinestezik Olma İhtimalleri Yüksek

Sinestezi bir duyunun uyarımının otomatik olarak başka bir duyu algısını tetiklediği bir durumdur. Örneğin sinestezik bir kişi kırmızı renk gördüğünde zil çaldığını duyuyor ya da araba kornası duyması kahve tadı almasına sebep olabiliyor. Otizm spektrum bozukluğunu ise  temel özellikleri arasında sosyal etkileşim zorlukları, sözel ve sözsüz iletişim sorunları, alışılmadık biçimde dar ilgi alanları ve değişime karşı koyma durumları yer alan bir psikolojik durum spektrumudur. Bu rahatsızlık genellikle 2 ile 3 yaş arasındaki çocuklarda teşhis edilir. Otizm bazen zeka geriliği, hareket koordinasyonunu sağlamaktaki güçlükle ve fiziksel sağlık sorunlarıyla ilişkili olabilir fakat otistik spektrum bozukluğu olan bazı bireyler bazı alanlarda, örneğin müzik ve matematik, olağanüstü yeteneklere sahip olabiliyorlar.

Otistik Kişiler Sinestezik Olabilir

Cambridge Üniversitesi’nde yapılan beyin görüntüleme çalışmaları sinestezik insanların beyinlerinin normal beyinlere göre değişik bağlantılara sahip olduğunu gösteriyor. Bunu otistik bireylerin beyinleri için de söylemek mümkün. Araştırmacılar otistik bireylerin büyük ihtimalle sinestezik olabileceğini keşfetti.

Sinestezi toplumda  %4 oranında görülürken otistik spektrum bozukluğu için bu oran %1. Eğer bu durumlar birbirinden bağımsız olsaydı sinestezi ve otizmin 10.000 insandan 4’ünde birlikte gerçekleşmesi gerekirdi. Ancak araştırmacılar 164 otistik ve 97 otistik olamayan yetişkinde bunu test ettiklerinde durum hiç de böyle değildi: sinestezi neredeyse 5 katılımcıdan 1’inde otizmle beraber görüldü.

En Sık Görüleni “Harf-renk” ve “Ses-renk” Sinestezisidir

164 otistik ve 97 otistik olmayan bireyin katıldığı bu araştırma sinestezi ve otizm arasında bir bağlantı olma ihtimalinin olduğunu gösteriyor. Otistik ve sinestezik 31 birey arasındaki en yaygın sinestezi türleri  “harf-renk” ve “ses-renk” sinestezisidir. 18 bireyin siyah ve beyaz harfleri, 21 bireyin ise sesleri renkli olarak algıladığı görüldü. Diğer 18 kişide de tat, acı ve kokunun renkli algılamayı tetiklediği rapor edildi. Sinestezi normal bireylerde %7,2 oranında görülürken otistik bireyler arasındaki görülme oranı %18,9.

Aşırı Bağlantısallık

Aşırı bağlantısallık hipotezi sinestezik bireylerin farklı beyin bölgeleri arasında normalden fazla sinir bağlantısına sahip olduğunu savunuyor. Otizm rahatsızlığında da aynı sinestezide olduğu gibi beyinde aşırı bağlantılar görülüyor. Bu ortak özellik sayesinde araştırma ekibi sinestezinin otizmde bilinenden farklı oranlarda görülebileceğini öne sürüyor. Otistik bireylerin beyin görüntülemeleri sonuçlarına göre bu kişilerin beyinlerindeki anormal ve karmaşık bağlantılar hem gri hem de beyaz maddeyi etkiliyor.

Professor Simon Baron-Cohen araştırmayla ilgili şu sözleri söylüyor: “Elde edilen bulgularla araştırmalar bu durumlarda beyin gelişimindeki yaygın etkenlerin incelenmesine yeniden odaklanacaktır. Örneğin apoptoz mekanizması (programlanmış hücre ölümü) erken gelişim döneminde nöral bağlantılarımızın birçoğunu kaybettiğimiz doğal bir budama yöntemidir. Hem otizm hem de sinestezide apoptoz aynı oranda meydana gelmediğinde çocukluk dönemi boyunca bu bağlantıları koruyabiliyoruz.”

Ortak Genler Araştırılıyor

Araştırma ekibi bir sonraki aşamada bu iki duruma sebep olan ortak genleri araştırmak istiyor. Genlerin otizmde önemli bir rolü var ve bilim insanları bu bireysel genlerin yerini tespit etmeye başladı. Sinestezinin de genetik bir temeli olduğu düşünülmesine rağmen bu genler henüz tespit edilebilmiş değildir. Sinestezi ile otizm arasındaki bağlantının daha iyi çözümlenmesiyle hem sinestezi hem de otizmin kökeni daha iyi anlaşılacak ve özellikle otizm için belki ilerleyen zamanlarda tedavi yöntemleri bulunabilecektir.

Hazırlayan: İrem Havle

Kaynak

http://www.medicaldaily.com/autistic-people-more-likely-have-synesthesia-sensory-hypersensitivity-may-make-colors-appear-when


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.