Otizm Belirtileri Fekal Transplantasyon ile %45 Azaldı

Otizm Belirtileri Fekal Transplant ile %45 Azaldı

Otizm gittikçe yaygınlaşan can sıkıcı bir rahatsızlıktır. Türkiye’de yaklaşık 550.000 otistik bireyin olduğu tahmin ediliyor. Otizm belirtileri hastaların yakınlarını da etkilediğinden ülkemizde ortalama 2 milyon kişi bu rahatsızlıktan etkileniyor. Amerika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC) verilerine göre Amerika’da her 59 çocuktan birinde otizm tespit ediliyor. Çok ciddi bir sayı.

Otizm aslında bir rahatsızlık spektrumunun genel adı. Bazı kişilerde otizm belirtileri ağır seyrederken asperger sendromu gibi türlerde daha hafif seyreder. Otizmin herhangi bir tedaviye yanıt vermeyişi araştırmacıları çok zor durumda bırakıyor. Bazı rehabilitasyon yöntemleri ile otistik bireylerde gelişme gözleniyor ancak pek yeterli değil. Engelleri aşmak için araştırmacılar onlarca yıldır otizm belirtileri üstünde etkili olabilecek bir yöntem arıyorlardı.

Şimdiye kadar çok sayıda terapi yöntemi denendi. Ancak hiçbiri temel otizm belirtileri üstünde etkili olamadı. Davranışsal terapi, konuşma terapisi, psikiyatrik ilaçlar, beslenme düzenindeki değişiklikler ve daha nicesi çare olmadı. Hiçbir tedavi yöntemi sosyal iletişim zorluklarını ve tekrarlayan davranışları gidermede yardım edemedi.

Bağırsak Bakterileri İş Başında

Otizm araştırmaları son dönemlerde yönünü bağırsak mikrobiyotasına çevirdi. İnce ve kalın bağırsağımızda besinleri sindirmemizi sağlayan ve bazı vitaminleri üreten milyonlarca bakteri yaşar. Bu bakterilerin bağışıklık sistemine yardım etmek gibi çok ciddi görevleri vardır. Son yıllarda yapılan çalışmalar nörolojik sağlığın anahtarının da bağırsak mikrobiyotasında olduğunu gösteriyor. Çok sayıda hastalığın tedavisinde bağırsak bakterilerinin rolü araştırılıyor. Bunlardan biri de otizm spektrum rahatsızlıklarıdır.

Amerika’da Arizona Devlet Üniversitesi’nde yapılan çalışmalar otizm tanısı almış çocukların bağırsaklarına bakteri nakletmenin uzun dönemde çok faydalı olacağını gösteriyor. Dünyanın en saygın dergilerinden biri olan Scientific Reports’ta yayınlanan çalışmada “mikrobiyota transfer terapisi” adlı bir yöntem kullanılıyor. Bu teknik Dr. Thomas Borody tarafından geliştirilen bir fekal transplantasyon. Biraz daha Türkçe ismiyle dışkı nakli. Sağlıklı bir insanın dışkısı otistik çocuklara aktarılıyor.

Otizm Belirtileri ve Sindirim Sistemi Arasındaki İlişki

Dışkı nakli uygulandıktan 2 yıl sonra otizm belirtileri oldukça azalmıştı. Aileler çocukları ile ilgili çok güzel şeyler söylüyorlardı. Uzmanlar yaptıkları testlerde dil, sosyal iletişim ve davranış ile ilgili belirtilerde %45’lik bir azalma tespit etti. Belirtilerin sadece 2 yıl sonra yarı yarıya azalması gerçekten müthiş bir gelişme! Böyle bir sonucu şu ana kadar hiçbir terapi yöntemi verememişti.

Bilim insanları sindirim sistemi içinde yaşayan bakteriler ile beyin arasında güçlü bir etkileşimin olduğunu belirtiyor. Aslında Sinirbilim’de bu konuyla ilgili çok sayıda yazı yayınladık. Mikrobiyotanın önemi her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Otizm konusuna daha yakından baktığımızda ilginç bir şey görüyoruz. Otistik çocukların birçoğu sindirim sorunları yaşıyor. Birçok vakalar sindirim sistemi sorunlarını hallettiğinizde çocukların davranışlarında iyileşme görülüyor.

Sindirim Sistemi Mercek Altında

Otistik bireylerin kabaca %30-50’sinin sindirim sistemi problemleri yaşadığını biliyoruz. Bunların başında yıllarca bitmeyen kabızlık ve ishal geliyor. Otizmli bireylerde de bitmeyen bir ağrı, huzursuzluk hâkim. Bu durum onların dikkat ve öğrenme becerilerini azaltıyor, davranışlarını olumsuz etkiliyor. Sürekli kabız olsanız nasıl hissederdiniz? Her dışkılamada acı çekmek hiç güzel bir şey değil. Bu durum sağlıklı insanların bile psikolojisini bozar.

Bir çalışmada hastalar vankomisin antibiyotiği ile tedavi edildiler. Bu antibiyotik sindirim sorunlarını kısa süre de olsa ortadan kaldırmayı başardı. Otizm belirtileri de iyileşme göstermişti. Ancak ilacın yararları son kullanımdan birkaç hafta sonra bitti. Antibiyotik tedavisi etkili olsa bile çok geçici bir çözüm sunuyor. Araştırmacılar uzun süredir daha kalıcı ve sürekli ilaç verilmesini gerektirmeyen bir yöntem arıyorlardı.

Rosa Krajmalnik-Brown, James Adams ve Dae-Wook Kang bazı bağırsak bakterileri olmayan kişilere bakteri naklederek genel sağlığı artırmayı amaçladı. Örneğin bakteriyel bir enfeksiyon geçiriyorsunuz ve antibiyotik kullandınız. Bağırsaklarınızdaki yararlı bakteriler de antibiyotik yüzünden öldü. İşte otizmli bireylerin de bağısaklarında bazı bakterilerin eksik olabileceği düşünülüyor. Araştırmacılar bu yüzden sağlıklı insandan dışkı yoluyla bakteri aktarmayı düşündü.

Otizm Belirtileri Sonunda Azalıyor

Fekal Mikrobiyota Transplantasyon tekniği ilk olarak Avustralya’da Dr. Borody tarafından geliştirildi. Bu teknik önce Clostridium difficile enfeksiyonunda kullanıldı. Sadece tek bir doz fekal transplantasyon bile enfeksiyonu iyileştirmeye yetmişti. Bodory daha sonra bunu otizm üstünde denemeye karar verdi. Ancak otizm belirtileri daha inatçıydı. Otizmde gelişme sağlanması için katılımcılar üç ay boyunca her gün transplantasyon aldı. Sonuçlar ise hem sindirim sistemi hem de otizm belirtileri açısından çok olumluydu.

Dr. Borody’nin tecrübeleri Arizona’daki araştırmacılar için ilham kaynağı olmuştu. Bilim insanları otistik bireyleri önce vankomisin ile tedavi ettiler. Bağırsaklardaki bakteri güzelce temizledikten sonra 7-8 hafta boyunca katılımcılara her gün fekal transplantasyon ile yararlı bakteri nakledildi. Tam 10 hafta boyunca otizmli çocuklar tedavi altında kaldı.

Araştırma ekibi bağırsak bakterileri ile daha önce de çalışmıştı. 2017’de Microbiome dergisinde yayınladıkları makalede de çarpıcı sonuçlara ulaşmışlardı. Daha o zamanlarda bağırsak mikrobiyotasının iyileştirilmesi ile sindirim sistemi sorunları ve otizm belirtileri iyileştirilebilir demişlerdi. Gerçekten de uyguladıkları 10 haftalık tedavi programı 2 yıl sonra meyvesini verdi. Otizm belirtileri %45’e kadar geriledi.

Hangi Bakteriler Nakledilecek?

Bir futbol takımı düşünün. Ligde durumu kötü gidiyor ve transfer yapılması gerekiyor. Takım çok gol yiyor ve savunmada açıklar var. Takımın forvet oyuncusu alması ne kadar mantıklı olur? Eksik nerede varsa o bölgeye takviye yapılmalıdır. Aynı şey vücut için de geçerlidir. Sadece vücudun ihtiyaç duyduğu bakterileri tespit etmek pek kolay değildir. Araştırmacılar önce sağlıklı bir çocuktaki bakteri profili ile otizmli çocuklardakini karşılaştırdı. Hangi bakterilerin eksik olduğunu tespit ettiler. Örneğin Bifidobakteri ve Prevotella çok önemli eksik olan bakterilerdi.

Otizmli çocuklardaki tüm bakterilerin sayısı ve çeşitleri analiz edildikten sonra kişiye özgü bir transplantasyon reçetesi çıkarıldı. Amaç 2 yıl içinde bakteri çeşitliliğini ve sayısını artırarak belirtileri azaltmaktı. Ekip de başarılı da oldu. Otizm belirtileri %45, sindirim sorunları %58 azaldı! Araştırmacılar bir taşla iki kuş vurmuştu. Hem sağlık sorunlarını ortadan kaldırdılar hem de mikrobiyotanın davranışsal sorunlar üzerinde ne kadar etkili olduğunu gördüler. Ayrıca ebeveynler de çocuklardaki gelişimden memnun olmuşlardı. İyileşme yavaş ama kesintisiz devam ediyordu.

Bakterilerin bağırsaklara aktarılması gelişigüzel yapılacak bir iş değildir. Bakın yukarıda da bahsettiğim gibi eksik olan bakteriler tespit edilip onların nakledilmesi gerekir. Etrafınızda otizmli çocuklar varsa otizm belirtileri azalsın diye sürekli yoğurt, turşu gibi probiyotikler yedirmeye kalkmayın. Evde kendi kendinize tedavi yöntemleri denemeyin. Herhangi bir rahatsızlıktan şüpheleniyor veya bir tedavi yöntemi denemek istiyorsanız mutlaka bir hekime başvurun.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

https://neurosciencenews.com/fecal-transplant-asd-symptoms-11052/

https://microbiomejournal.biomedcentral.com/articles/10.1186/s40168-016-0225-7

https://www.nature.com/articles/s41598-019-42183-0


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.