Otoimmün Hastalıklarla İlişkili Epilepsiler

Epilepsi doğumsal hasar, travma, genetik, tümör, enfeksiyon gibi birçok nedene bağlı gelişebilen, tekrarlayan nöbetlerle karakterize sinirsel bir bozukluktur. Çeşitli türde epilepsi ve nöbet şekilleri bulunmaktadır. Epilepsinin oluşum mekanizması hastalığın birden çok nedene bağlı olarak gelişmesinden dolayı tam olarak anlaşılabilmesini güçleştirmektedir. Epilepsiler direkt olarak beyin hasarına bağlı gelişebilir ya da otoimmün hastalıkların bazılarında olduğu gibi meydana gelen başka bir hastalık sonucu epileptik nöbetlerin tetiklenmesi sağlanabilir. 

Bağışıklık Sistemi Nasıl Etkiliyor?

Vücudumuzun kendisine yabancı, tehlike olarak algıladığı maddelerin (antijen) onları yok etmek üzere geliştirdiği molekül, hücre ve dokular topluluğuna immün sistem adı verilmektedir. İmmün sistem, hücresel ve salgısal türde vücudun homeostaz durumunu sağlamada görev almaktadır. Makrofaj, lenfosit, monosit, bazofil, nötrofil ve eozinofil gibi hücreler hücre içi savunmada, immünoglobulinler ise hücre dışı savunmada görev almaktadırlar. Bu sistemin bakteri, virüs gibi çeşitli mikroorganizmalara ya da diğer zararlı maddelere karşı işbirliği içerisinde ortaya koyduğu reaksiyona immün yanıt denilmektedir.

Savunma hücreleri daha önce karşılaştıkları antijenlere karşı daha etkili ve hızlı immün yanıt oluşturabilmektedir. Geçirilen bazı enfeksiyonların tekrarlamaması ve aşı ile korunma bu mekanizmaya dayanmaktadır. Bağışıklık sisteminin organizmanın kendinden olan antijenleri tanıyarak onlara karşı reaksiyon vermemesi immün tolerans olarak tanımlanır. Bu toleransın kaybolduğu durumlarda bağışıklık sistemi, vücudunun sağlıklı hücrelerine saldırarak birçok doku ve organın işleyişinin bozulmasına ve otoimmün hastalıkların meydana gelmesine olanak sağlanmış olur. Çölyak hastalığı, inflamatuvar bağırsak hastalıkları, granülomatoz polianjitis, romatoid artrit, sarkoidoz, Behçet hastalığı, sistemik lupus eritematozus ve tip 1 şeker hastalığı otoimmün hastalıklarından bazılarıdır. 

Otoimmün ve Epilepsi

Otoimmün epilepsiler varsayılan bağışıklık ile ilişkili bir kökene sahip tekrarlayan epileptik nöbetleri tanımlamaktadır. Son yıllarda otoimmünite ve epilepsi arasındaki ilişki ile ilgili yapılan çalışmalar giderek artmaktadır. Yapılan çalışmalar epileptik nöbetlerin bazı otoimmün hastalıklar sonucu tetiklenebileceğini belirtmektedir. Bu hastalıklarda çoğunlukla temporal loblar etkilenerek limbik ensefalit (LE) veya kronik temporal lob epilepsisi ortaya çıkabilmektedir. Anti- nöronal antikorlar iyon kanalları ve reseptör proteinlerine bağlanarak sinir sisteminin işlevlerinde aksaklıklara neden olarak nöbet oluşumuna neden olabilmektedir.

Otoimmün epilepsiler ilk olarak dirençli epilepsi hastalarında serum nöronal otoantikorlarının bulunmasıyla tanımlanmıştır.  Bu sayede uzman hekimler, epilepsi tedavilerinde bilinen epileptik tedavi yöntemlerinin yanında başka tedavi yollarının da olabileceği yolunu açmışlardır.  Bağışıklık sistemi baskılayıcı tedaviler sonucu dirençli epileptik nöbetlerin şiddet ve sıklığında azalmalar gözlenmiştir.  Uluslararası epilepsi topluluğu, epilepsi sınıflamasında otoimmün epilepsiyi kendine özgü belirtilerle karakterize bir hastalık olarak kabul etmiştir.

Epilepsiler ve Otoimmün Hastalıkların İlişkisi

Otoimmün hastalıklarda savunma sistemi  vücudun çeşitli dokularını tehlike olarak algılayıp otoantikorlar üreterek onları yok etmeye çalışmaktadır. Bunun sonucunda dokular hasar görmekte, diğer organların işleyişini olumsuz etkilemekte ve vücudun işlevlerinde aksaklıklar, tutulmalar meydana gelmektedir. Otoimmün limbik ensefalit, ensefalit gibi otoimmün hastalıklar sinir sistemini etkileyerek epileptik nöbetlere neden olabilmektedir. Bunun yanı sıra sinir sistemini etkileyen diğer otoimmün hastalıkların da nöbetlere neden olma olasılıkları bulunmaktadır. 

Sonuç olarak, 

Epilepsi metabolik, yapısal ya da  enfeksiyona bağlı olarak gelişen çok çeşitli türleri olan yaygın bir hastalıktır. Günümüzde nedeni bilinmeyen birçok epilepsi türü bulunmaktadır. Otoimmün epilepsi kavramı yeni olmakla birlikte patolojik temeli ve tedavisi konusunda ilerlemeler yaşanmaktadır. Epilepsi ile ilgili bilgi ve tecrübeler arttıkça nedeni bilinmeyen nöbetlerin ve diğer hastalıklarla olan ilişkileri açığa çıkacaktır.

Hazırlayan: Hüsniye Özalp

Kaynaklar

1- Çoban A. Tüzün E. Epilepsi ile İlişkili Anti-Nöronal Otoantikorlar ve İlişkili Nörolojik Sendromlar. Epilepsi 2016;22(Suppl. 1):7-13

2-  Çakar MM. Akşar A. Akpınar M. Dirençli Status Epileptikus İle Seyreden Otoimmün Ensefalit Olgusu. Epilepsi 2019;25(3):165-168

3- Kürtüncü M. Altunrende B. Demir G. Epilepsi İle İlişkili Sistemik Otoimmün Hastalıklar. Epilepsi 2016;22(Suppl. 1):53-66.

4-  Geis C. Graus F.  Dalmau j. Autoimmune seizures and epilepsy. J Clin Invest. 2019;129(3):926-940.

5- Amy M.L. Quek, MBBS, MRCP. Orna O’Toole. Autoimmune Epilepsy: The Evolving Science of Neural Autoimmunity and Its Impact On Epilepsy Management. Semin Neurol 2018;38:290–302.

6- Düzgün N. Romatoloji. Dünya kitabevi (2011). s 168-188.

7- DERİCİOĞLU N. Sık ve Dirençli Nöbetlerle İzlenen Anti-LGI1 İlişkili Otoimmün Limbik Ensefalit Hastası. Epilepsi 2016;22(Suppl. 1):67-71.


Hüsniye Özalp

Antakya/Hatay doğumluyum. Liseye kadar olan eğitim hayatımı burada tamamladım. Mersin üniversitesi Biyoloji bölümü mezunuyum. Şu an Mersin Üniversitesi Biyoloji Anabilim Dalında yüksek lisans yapıyorum. Hayatım boyunca doğaya meraklı ve sorgulayan gözlerle baktım. Okumayı ve yeni şeyler öğrenmeyi her zaman çok seviyorum. Evrim biyolojisi, sinir sistemi fizyolojisi, ve davranış biyolojisiyle alakalı kitaptar okudum. İmkan buldukça konferanslara katıldım. Voleybol ve resim ile uğraştım. Her türlü spor dalı mücadelelerini izlemeyi, türk sanat müziği dinlemeyi ve edebi eserler okumayı severim. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa evrimbiyolojisi@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.