Pozitif Düşünce Yaşlılıkta Demans Riskini Azaltıyor

Yaşlılıkta Pozitif Düşünce Demans Riskini Azaltıyor

Halk arasında bunama olarak bilinen demans yaş ilerledikçe herkesin düşünmesi gereken bir sağlık sorunudur. Hepimizin başına gelebilir. Ailesinde demans hastası olan kişiler daha büyük risk altındadır. Bunun en büyük nedeni APO geninin ε4 varyantıdır. Bu gene sahip kişilerin demansa yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu biliyoruz. Ama korkmayın demansa karşı savunma silahlarımız da var. Bunlardan biri de pozitifi düşünce!

Enflasyon bir türlü düşmüyor, stagflasyon başlamış. Dolar almış başını gidiyor. Ülkemiz çok zor zamanlardan geçiyor ama sakın karamsarlığa kapılmayın. Karamsarlık sizi daha fazla üzmekten başka bir işe yaramayacak. Hayata olumlu bakmaya çalışın çünkü hayata olumlu bakmak sandığınızdan çok daha etkili bir araç. Pozitif düşünce tek başına beyninizi korumaya yardımcı oluyor ve demans riskinizi azaltıyor.

Katılımcılar 4 Yıl Takip Edildi

Amerika’da Yale Üniversitesi Halk Sağlığı Merkezi’nde çalışan bilim insanları 4765 kadın ve erkek üzerinde ciddi bir araştırma yürüttüler. Tüm katılımcılar 60 ila 72 yaşlarında demans riski bulunan kişilerden oluşuyordu. Araştırmanın başlangıcında tüm gönüllülerin bellek ve matematik testlerindeki başarısı ölçüldü. Yapılan genetik testlerde de katılımcıların %26’sı APOE4 geni taşıyordu. Bir sonraki aşamada katılımcıların iyimserlik ve kötümserliklerini ölçen bir anket uygulandı.

Çalışmanın başlangıcında tüm katılımcılara bir puan verildi. Bu puanlar onların ne kadar fazla pozitif düşünce sahibi olduğunu, hayata ne kadar pembe gözlüklerle baktığını gösteriyordu. Anket uygulandıktan sonra gönüllüler 4 yıl boyunca takip edildi ve sonra tekrar merkeze çağrıldı. Şimdi sıra 4 bilişsel işlevlerin 4 yıl öncesine göre ne durumda olduğuna gelmişti.

Pozitif Düşünce APOE4 Genini Yeniyor

APOE4 geni taşımayan katılımcıların bilişsel işlevleri ve beyin fizyolojileri incelendiğinde sadece %2.6’sının demansa yakalanma riski olduğu görüldü. Pozitif düşünce yerine hayata daha karamsar bakan kişilerde bu risk %4.6’ydı, neredeyse iki katı. 4 yılın sonunda APOE4 geni taşıyanlarda da hayata karşı iyimser olanların demans riski %2.7 iken kötümserlerin %6.14’tü. Sayılar size küçük görünebilir ama demansın onlarca etkeni vardır. Bu çalışmada sadece pozitif düşünce ile demans riski arasındaki ilişki incelenmiş ve bu bile çok ciddi sonuçlar ortaya koymuştur. Yale Üniversitesi’nde yapılan bu çalışma da itibarlı bir dergi olan Plos One’da yayınlandı.

Her Şeyin Başı İnflamasyon

Araştırmacılar sonuçlara baktığında şaşırdı çünkü genetik olarak dezavantajlı olan kişilerde bile pozitif düşünce demans riskini azaltmış, bilişsel işlevlerin azalmasını önlemişti. Hayata karşı olumlu tavır alan kişilerin beyni karamsarlara kıyasla daha iyi çalışıyordu. Bunun en büyük sebebinin stres seviyesinin azalması olduğu düşünülüyor. Pozitif düşünce beyindeki stres düzeyini azaltarak inflamasyonu mümkün olduğunca düşük mertebede tutuyor. Az inflamasyon da nöronların daha az yıpranmasını ve demans riskinin azalmasını sağlıyor.

İnflamasyon neredeyse tüm hastalıkların temelinde yatan ciddi bir metabolik olaydır. Azı faydalı olsa da uzun sürdüğünde nöronlara ciddi zarar verebilir. APOE4 geni de demans riskini artıran bir gen varyantıdır. Genetik yapınızı değiştiremezsiniz ama kendinizi değiştirebilirsiniz. Demans başta olmak üzere inflamasyon kaynaklı rahatsızlıklara karşı savaşmada pozitif düşünce elinizdeki en güçlü silahlardan biridir. İnflamasyon kaynaklı hastalıkların başında da depresyon gelir.

İleri Okuma: İnflamasyon Nedir?

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

https://www.wissenschaft-aktuell.de/artikel/Positive_Einstellung_zum_Alter_senkt_Demenzrisiko1771015590516.html


Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.