tarafından eklendi tarafından eklendi

Pragmatizmin Yeni İcadı: Karanlık Kalıplar

Geçtiğimiz yirmi yıl içinde herhangi bir üyeliğinizi iptal etme cüretinde bulundunuz mu? Cüret kelimesini kasten seçtim çünkü abonelik sistemi ile çalışan her şirket üyeliğinizi iptal etmenizi istemiyor fakat yasa gereği bir çıkış yolu sunmak zorundalar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise sunmanın betimlenmemiş olması ve betimlenmemiş bir detayı, hiçbir firma gümüş tepside sunmaz.

Pragmatizmin yükselişi ile rekabet arttı ve haliyle tüketicilere daha iyi ürünler sunulmaya başlandı. Fakat ürünleri iyileştirmenin bir araştırma geliştirme maliyeti vardı ve bunu telafi etmesi gereken demografi belliydi. Bu “ilerleme” fiyatlara yansıdı. Belli bir süre sonra pragmatizmin duayenleri insanlara tek seferde ciddi bir miktar para harcatmanın zorlaştığını fark etti ve abonelik sistemi doğdu.

Abonelik sisteminin ardındaki düşünce ise basittir, insanların uğraşacağı süre ile bu uğraşı karşılığında elde edecekleri miktar arasındaki uçurumu büyütmeye dayalıdır. Hayatımızdan bir örnekle açıklamama izin verin. Bir hizmete aylık oldukça cüzi bir miktar karşılığında üyesiniz, artık neredeyse hiç kullanmamanıza rağmen iptal etmeye üşeniyorsunuz. Üşenmenizi meşru kılan kendinizce geçerli bir sebebiniz de var, az önce geçen “cüzi” kelimesi. Aylık hesabı yıla oranlama ihtiyacı durmadan konuyu geçiyorsunuz ve abonelik, kredi kartı ekstrenizin derinliklerinde kayboluyor.

Abonelik sisteminin mantığı tütün ve kişisel bakım ürünlerine uygulandığında ciddi bir başarı yakalaması bahsettiğimiz duayenlerin dikkatinden kaçmamıştır. Günümüzde ise benzer iş modelleri hemen hemen her sektörde gözlemlenebilir.

Şimdi nispeten daha yakın zamanda sükse yapmış bir sektöre bakalım, kullanıcı arayüzü tasarımı. Girdiğimiz her site, indirdiğimiz her uygulama bizden bildirim izni ya da üyelik ister hale geldi. Buraya kadar itiraz edilecek bir durum yok, etkileşime geçtiysem etkileşimde kalmak istemem tamamen doğaldır. Sorun etkileşimden çıkmak istediğimiz an başlamaktadır. Yukarıda verdiğimiz uçurum örneğini buraya da uygulamak mümkün, üye olma kolaylığının bedelini üyelikten çıkarken öderiz. Her sitenin bu yöntemi uyguladığı bu dönemde parmakla göstermeyi doğru bulmuyorum ayrıca hemen hemen her sitede aynı muamelenin gösterilmesi örnek vermeyi yersiz kılıyor.

İsim yapmış herhangi bir şirketteki aboneliğimizi iptal etmeye kalkıştığımızda piksel duvarlara kafamızı çarpıyoruz. Ya ulaşılması imkansızdan hallice bir köşeye saklanmıştır ya da fazladan bir şeyler yapmanız gerektiği konusunda sizden ricacı olacaklardır.

Kuytu köşe numarasını çerez, bildirim, gizlilik ayarlarında da görebilirsiniz. İçgüdüsel olarak tıklayacağımız yerde, tıklamamızı istedikleri tuş olur. En azından bizi herhangi bir köpek değil de Pavlov’un Köpeği yerine koyuyorlar. Reklamları geçmek de eşit derecede yorucu bir süreçtir, yanılgı ve hayal kırıklığı içerir. Trajedinin komediye dönüştüğü kısım ise yasal süreçte gizlidir. Kullanıcı yanıltıcı böyle yöntemleri tanımlamanın zorluğu ve yapılan tanımların kapsayıcı olmaması, şimdilik böyle kalpazanlıkları meşru kılmaktadır.

Saman altından kullanıcıları, sitenin istediği yoldan gütme yöntemlerine “dark patterns” adı verilmiştir [1]. Metinsellik için bunlara “karanlık kalıplar” diyelim. İnsanların aciliyet duygusundan faydalanma yöntemleri birer karanlık kalıptır ve birçok çeşidi vardır. Bir rezervasyon sitesindeki “tüh, az önce tükendi” yazısı, rastgele çıkan bir arkadaşlık isteği, isteğe bağlı seçeneklerin zorunlu gösterilmesi ve niceleri bir tür manipülasyondur.

Yakın geçmişteki belli başlı gelişmeler toplumu bu konuda farkındalığa itmiştir. Zuckerberg’in Senato’da yargılanması, WhatsApp’ın yeni kullanıcı sözleşmesi, arkadaşınızla konuştuğunuz bir şeyin reklam olarak önünüze çıkarılması gibi. Akademik anlamda da mevcut çalışmaların, günümüz koşullarında sentezi ile doğru yolda adımlar atılmaktadır. Pavlov, Freud ve birçok saygın bilim insanının çalışmaları karşılaştığımız bu etik sorunsalına ışık tutmaktadır.

Uzun bir zaman alacağı kesin gibi duran yasal adımlar atılana kadar biz kullanıcıların yapabileceği şeyler maalesef sınırlıdır. İçgüdüsel hareketlerimizi denetim altında tutmak, ki beynin yürütücü işlevlerini geliştirdiği kanıtlanmıştır [2], ve sürekli refleksif davranmamak başlıca hedefimiz olmalıdır.

Evet, müşteri hizmetlerinde sadece gerçek bir insan sesi duymak için verdiğimiz çaba can sıkıcıdır fakat gösterilen muameleyi uzaktan değerlendirdiğimizde bize aslında tek bir seçenek sunulduğunu görürüz, kolumuzu kaptırmamak için el dahi vermemek. Kurumsallığı korumak için çıkarılan 0850 ile başlayan numaralardan çağrı gelince rahatsız olmamız, kurumsallık kavramı ile kurumsallıktan beklentimiz arasındaki uyuşmazlığı göstermektedir.

Telefon başında o an cidden yardıma ihtiyaç duyanların çektikleri çilenin kaynağının, çözüm sunanlar olduğu unutulmamalıdır. Müşteri olarak bize “değerli” diye hitap edilmesinin nedenleri belki de düşündüğümüz kadar masumca değildir. Hizmet almaya çalıştığımız kurumlardan, hizmete en çok ihtiyacımız olduğunda robotik seslerde yanıt almamız nüfus artışının iletişim ile doğru orantılı olmadığını gözler önüne sermektedir.

Günümüzde yollarda 30 yaşını devirmiş arabalar görmek sıra dışı değildir. 2050 yılında, bu yıl üretilmiş arabaları görüp görmeyeceğimizi düşünmek sıra dışı olmamalıdır. Benzer bir yaklaşımla, yetkili servisi aramadan sorunlarımızı çözebildiğimiz zamanın üzerinden kaç yıl geçtiğini düşünmek de…

Bu yazının amacı eskiyi yüceltmek veya eskiye öykünmek değildir. Devler arasındaki rekabetten öyle ya da böyle karlı çıkanlar yine bizler oluruz, gözden kaçırmamamız gereken nokta bunun karşılığında ne verdiğimizdir. Aboneliğin ya da üyeliğin tamamen hayatımızdan çıkarılması hayal dahi edilemez fakat etrafımız sarıldığında yön duygumuzdan olmamalıyız. Hayvanların automata olduğunu iddia ettiği için Descartes’a yönelttiğimiz eleştiri oklarını kendimize de doğrultmak küçük balıkların pek de küçük olmadığının yegâne kanıtıdır.

Hazırlayan: Berkay Tarım

Kaynaklar
  1. https://www.darkpatterns.org/
  2. Eowyn Van de Putte et al. (12 Aralık 2017). Anatomical and functional changes in the brainafter simultaneous interpreting training: A longitudinal study. ScienceDirect. https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0010945217304112

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.