Prefrontal Korteks: Beynin 1 Numaralı CEO’su

Prefrontal korteks

Prefrontal korteks beyinde frontal lobun ön kısmında yer alan serebral korteks bölgesidir. Bu bölge serebral korteksin sınıflandırılmasında kullanılan Broadmann alanlarından pek çoğunu içine alır. Beynin en önemli bölgelerinden biridir. Çok sayıda görevi vardır. Kişiliğin belirlenmesi, karar verme, sosyal davranışları düzenleme, düşünme mekanizması ve hafıza süreçleri bunlardan bazılarıdır. Bu bölgenin temel görevi amaçlarımız doğrultusunda düşünce ve davranışlarımızı yönlendirmektir.

Prefrontal Korteks Ne İş Yapar?

Prefrontal korteksin temel görevi idari işlevlerdir (executive functions). Adından da anlaşılabileceği gibi bu bölgenin en bilinen işlevi beyni ve vücudu idare etmesidir. İyi ve kötü, güzel ve çirkin, geçmiş ve gelecek arasında farkı hep bu bölge sayesinde anlarız. Örneğin, evde süt bittiğinde süt almak için markete gitme fikri prefrontal kortekste oluşur. “Markete git ve süt al”. Buradan çıkan emir premotor kortekse gider ve markete gitme eylemi başlar. Eylemlerimizin sonuçlarını tahmin etme temel olarak prefrontal korteksin görevidir. Bu sayede sosyal normlara göre davranırız ve normal oluruz. Hiç kimse süt almaya çırılçıplak bir şekilde gitmez dimi? Markete emekleyerek giden kimseyi de görmeyiz. Aradığımız süt markasını hangi markette, ne kadarlık fiyata bulabileceğimizi de az çok tahmin ederiz. Tüm bunların arkasında prefrontal korteksimiz görev alır.

Beyin Bölgeleri Sürekli İletişim Halindedir

Beyindeki bütün bölgeler birbirleriyle ilişkilidir. Nöronların birçoğu o kadar gelişmiş bir ağa sahiptir ki, bir nöron 10.000 nöron ile sinaps kurabilir. Prefrontal korteks çok yüksek bir bağlantı yapabilme kapasitesine sahiptir. Beynin idari bölümü olduğu için pek çok bölgeyle doğrudan iletişim içindedir. Bunlar arasında diğer kortikal alanlar, korteks altı beyin bölgeleri ve beyin sapı yer alır. Örneğin dorsolateral prefrontal korteksin (dlPFC) en çok bağlantı kurduğu birimler dikkat, biliş ve hareketlilik ile ilgili beyin bölümleridir. Buna karşın ventral bölüm duyguları işleyen alanlar ile etkileşim halindedir.

Aslında prefrontal korteksin görevlerini yazmaya kalksak bir kitap olur. Sadece bu konu üzerine yazılmış birçok kitap var. Uyurken, uyanırken, uyanıkken beynin bu kısmı her daim çalışır. Örneğin uykuda prefrontal korteksin ortasında yer alan medyal bölümü yavaş uyku dalgaları (SWS) üretir. Talamus ile prefrontal korteks arasında yavaş dalga salınımı gerçekleşir. Delta ve teta dalgaları uykunun non-REM bölümünde belleğin pekiştirilmesinde büyük rol oynar. Yaşlanmayla beraber insanlarda prefrontal atrofi olmaya başlar. Bu yüzden yavaş dalgaların da miktarı azalır ve unutkanlıklar başlar.

Atrofi belirli bir organ veya dokunun hacimce küçülmesidir. Maymunlarda yapılan araştırmalarda antipsikotik madde kullanımının da prefrontal atrofiye neden olabileceği bulunmuştur. Sağlıklı kişilerde uykunun 3. ve 4. evresinde yavaş uyku dalgaları oluşur. Bu beyin dalgaları ile hipokampüste kodlanan bilgiler serebral kortekse aktarılır. Yaşlı kişilerde yavaş uyku dalgalarının yeterli miktarda olmaması kısmi unutkanlığa neden olabilir. Bu kişiler çoğu zaman eski bilgiler değil, yeni öğrenilen bilgileri hatırlamada zorluk yaşar.

Dikkat ve Bellek Mekanizması

Prefrontal korteksin dikkat ve bellekte rol aldığı onlarca yıldır biliniyor. Ancak belleğin düzenleme, yönetme süreçlerinde mi yoksa depolama kısmında mı görev aldığı henüz tam olarak bilinmiyor. Bazı araştırmacılar prefrontal korteksin kısa dönem hafızada rol aldığını söylüyor. Korteksin bu bölümünün bir depolama alanı olarak kullanılabileceğini belirtiyorlar. Bu konuda bazı kanıtlar var ama kısa dönem hafızanın beyin sapı çevresinde depolanabileceğini gösteren bulgular da var. Örneğin, dorsolateral prefrontal korteksi hasar görmüş bazı hastaların kısa dönem hafızalarının iyi çalışmadığı görüldü.

Baddeley 1986 yılında çalışma belleği kavramını öne sürdü ve teorisinin merkezine de prefrontal korteksi oturttu. Nöropsikolojik bulgulara göre prefrontal korteks bazı durumlarda sadece çalışma belleğini yürütüyor. 1990’lı yıllarda insan olmayan primatlar üstündeki araştırmalar ile bu teori herkes tarafından kabul edildi. Bir konuya odaklanıp yoğun bir şekilde çalışıyorken bunu prefrontal korteksimize borçluyduk. Buradaki nöronlar diğer beyin bölgeleriyle ne kadar senkronize ve etkili çalışırsa odaklandığımız konuyu anlama ve belleğe aktarma süreci de o kadar başarılı olur.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

http://thebrain.mcgill.ca/flash/i/i_08/i_08_cr/i_08_cr_dep/i_08_cr_dep.html

http://learnmem.cshlp.org/content/20/4/201.full

Prefrontal Korteks: Beynin 1 Numaralı CEO’su
5 (100%) 2 vote[s]

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Prefrontal Korteks: Beynin 1 Numaralı CEO’su” için 3 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.