Prostat Kanseri Taramasında PSA Testi Ne Kadar Etkili Oluyor?

Prostat Kanseri Taramasında PSA Testi Ne Kadar Etkili Oluyor?

Erkeklerin en çok sıkıntı yaşadığı bölgelerden biri prostattır. Prostat kanseri de yaşı ilerleyen erkekler için ciddi bir tehlikedir. Bu yüzden doktorlar klinik olarak şüphelendikleri zaman hastalarından PSA testi isteyebilirler. PSA testi bir taraftan prostat kanserinin erken teşhisi için yol gösterir ama diğer taraftan gereksiz ameliyatlara da yol açabilir. PSA testinin prostat kanserinin teşhisinde ne kadar faydalı olduğu ise tartışmalara yol açıyor. Şimdi, PSA testi ve prostat kanserindeki uygulamalarını derinlemesine irdeleyelim.

PSA Testi Nedir?

PSA’nın açılımı prostat spesifik antijendir. PSA testi de kanda bu antijenlerin tespit edilmesi için kullanılan yöntemdir. PSA adlı proteinler prostatta üretilir ve küçük bir kısmı kan dolaşımına katılır. PSA’nın vücuttaki görevi boşalma sırasında meninin koyu kıvamda olmasını ve spermin fallopi tüplerine daha kolay ulaşmasını sağlamaktır. PSA testinin sonucunda kandaki PSA’nın miktarı artmışsa doktorlar bir şeylerden şüphelenmeye başlar. Ancak kesin tanı için bu test tek başına yeterli değildir. PSA testinden şüphelenen doktorlar prostat dokusundan biyopsi isterler. İşte PSA testlerinin de eleştirilen yanı gereksiz biyopsilere yol açmalarından kaynaklanıyor.

Bilim insanları literatürde yer alan tüm bilgilere bakarak prostat kanseri taramalarının artılarını ve eksilerini incelediler. Bugüne kadar doktorlar ailesinde prostat kanseri vakası olan kişilerin 40 – 45 yaşından sonra rutin PSA testi yaptırmasını tavsiye ediyordu. Ancak bilim insanları bu uygulamanın sanıldığı kadar doğru olmadığı sonucuna vardı.

Prostat Kanseri Nasıl Bir Hastalıktır?

Prostat kanseri erkeklerde ceviz şeklinde bir yapı olan ve seminal sıvının üretilmesinden sorumlu prostat dokusunda meydana gelen kanserdir. Seminal sıvı spermi besleyen ve taşınmasını kolaylaştıran biyolojik sıvıdır. Bu kanser türü erkeklerde en yaygın görülen kanserlerden biridir. Prostat kanseri çoğu zaman yavaş yavaş büyür ve prostat bezinin dışına pek çıkmaz. Ancak bazı vakalarda agresif davranıp vücudun farklı bölgelerine metastaz yapabilir. Erken teşhis edildiğinde tedavi olup iyileşme şansı daha yüksektir.

Başlangıç evrelerinde bu kanser türünü anlamak çok zordur. Neredeyse hiçbir belirtisi yoktur. İlerleyen safhalarda hastalar idrar yapmada zorluklar çekmeye başlar, menide kan görülebilir, pelvik alanda rahatsızlık, kemik ağrıları ve iktidarsızlık yaşayabilir. Bu belirtilerden herhangi birini veya birkaçını yaşayan kişilerin doktora görünmesinde fayda var.

İleri Okuma: Kanser Hücreleri Laboratuvarda Ölürken Vücutta Neden Ölmüyor?

Prostat Kanseri Neden Ortaya Çıkıyor?

Prostat kanserinin neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmiyor. İlk olarak prostat bezindeki bazı hücreler anormal davranmaya başlıyor. Kanserleşme süreci de bu anormalleşmeyle birlikte geliyor. Anormal hücrelerin DNA’sı büyüyüp bölünmeye başlıyor. Zamanla anormal hücreler sağlıklı hücrelerden daha hızlı bölünüp her yeri işgal etmeye başlıyorlar. Anormal hücreler yaşamaya ve çoğalmaya devam ettikçe sağlıklı hücreler bir bir ortadan kayboluyor. Sonuç itibariyle prostat kanseri dediğimiz hastalık beliriyor ve agresif davranırsa vücudun diğer bölgelerine yayılıyorlar.

Prostat kanserini tetikleyen bazı risk etkenleri var. Hastalığın fizyolojik sebebini tam olarak bilmesek de yaşla beraber artış gösterdiğini biliyoruz. Vücudun ve hücrelerin yaşlanması kanserin ortaya çıkış hızını artırıyor. Bunun yanında etnik kimlik de önemlidir. Siyah ırklardan insanların prostat kanserine yakalanma oranı daha yüksektir. Kansere yakalandıklarında da hücrelerin agresif davranarak metastaz yapma riski daha fazladır. Ailesinde kanser öyküsü olan kişiler de ciddi bir risk altındadır. Ayrıca aile bireylerinizden biri meme kanserinde büyük rol oynayan BRCA1 veya BRCA2 genlerindeki mutasyonları taşıyorsa prostat kanseri olma riskiniz daha yüksektir. Bu kanser türünü etkileyen bir başka unsur ise obezitedir. Yapılan korelasyonel çalışmalar obez kişilerde görülen prostat kanserinin tedavi edilmesinin obez olmayanlara göre daha zor olduğunu gösteriyor.

İleri Okuma: Kanser Tedavisinde Nanodiskler

PSA Testinin Artı ve Eksi Yönleri

Prostat kanseri erkeklerde sıkça görülen bir kanser türü olduğundan birçok ülkenin sağlık sigortası PSA testini karşılar. Örneğin Almanya’da 45 yaş üstü erkeklerin yaptırdıkları PSA testi genel sağlık sigortası kapsamında olup vatandaştan ilave bir ücret alınmaz. Ancak bu testlerin faydaları son yıllarda iyice tartışılmaya başlandı. Erken başlayıp agresif giden bir prostat kanseri vakasında PSA testinin pek bir yararı olmayabilir. Böyle bir vakada hastalığın tedavisi için acil müdahale etmek gereklidir. PSA testi ise bu yüzden hastaya gereksiz rahatsızlık verebilir, hatta nedensiz müdahalelere yol açabilir.

Finlandiya’da Helsinki Üniversitesi’nde çalışan Kari Tikkinen ve ekibi PSA testinin ne kadar etkili olduğu sorusunu yanıtladı. Ekip yaptıkları meta analiz çalışmasında 700.000 hastanın bilgilerini inceledi ve karşılaştırdı. Prostat kanseri taramalarının bu kansere yakalanan erkeklerin sayısını artırdığı ortaya çıktı. Ayrıca kanser kaynaklı ölümlerin sayısı sadece çok az miktarda azaltılabiliyor. PSA testinin dezavantajları düşünüldüğünde araştırmacılar yararların daha ağır basmadığını ve bu testin rutin olarak uygulanmaması gerektiğini düşünüyorlar. Kari, PSA testini zayıf ve güvensiz bir uygulama olarak nitelendiriyor.

İleri Okuma: Kanserli Dokuyu Tespit Eden Akıllı Bıçaklar

Çalışmanın Sonuçları

Şimdi sonuçları tek tek karşılaştıralım. Prostat kanserine yakalanan hastalarda ölüm oranı PSA testi yaptıran ve yaptırmayanlarda önemli bir oranda değişmiyor. Testin iyileşmeye bir katkısı yok. PSA testi yaptıran kişilerde birinci ve ikinci evre prostat kanserinin görülme oranı biraz daha yüksek. Ancak 3. ve 4. Evre kanserlerde test yaptıranlarda kanserin ortaya çıkışı daha az görüldü. Kanserin teşhis edilmesi için prostat bezinden biyopsi yapılması gerekiyor. PSA testini yaptırmayanlarda biyopsiye bağlı komplikasyonlar biraz daha az görülüyor. Kanser tedavisinde de advers olaylar testi yaptırmayanlarda biraz daha az görülüyor.

Doktorlar prostat kanseri tanısında her hastaya PSA testi yapmak zorunda değiller, kendilerini de zorundaymış gibi hissetmemeliler. Ancak aile öyküsünde kanser olan veya farklı bir nedenden dolayı risk altında olan kişilerde PSA testi bir seçenek olarak düşünülebilir. Doktorlar doğru karar vermek için hastalara kanser testi taramalarının artı ve eksi yönlerini ayrıntılı olarak açıklamalıdır.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar
  1. https://www.wissenschaft.de/gesundheit-medizin/wie-sinnvoll-ist-das-prostatakrebs-screening/
  2. https://www.bmj.com/content/362/bmj.k3581
  3. https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/prostate-cancer/symptoms-causes/syc-20353087
Yazıyı beğendiyseniz 5 yıldız verebilir misiniz?

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.