Renklerin Psikolojik Etkileri ve Kullanım Alanları

renklerin reklam alanında kullanımı

Gökkuşağı gibi rengarenk bir odada mı daha mutlu olursunuz yoksa her tarafı mat griye boyanmış odada mı? Renklerin birey tarafından algılanması, daha çok psikolojik duygularla ilintilidir. İnsan farkında olmasa da, içinde bulunduğu durumu, iç dünyasını, o sıradaki duygularını seçtiği renkler aracılığıyla ortaya koyar. Renkler insan psikolojisi üzerinde duygusal etki yaparak, insanın zihinsel durumunu, fiziksel performansını ve sosyal davranışını etkiler. Örneğin parlak renkler, kullanıldıkları ortamda neşe ve heyecan arttırıcı bir etki yaparken, pastel renkler dinlendirici etki yapar. Görsel algılamada da renk kodları, anlam üretme, anlamın algılanması ve bilinçaltını etkilemede önemli rol oynamaktadır.

Renk ve Biçim Bütünlüğü

Nesneler ile renkleri arasında organik bir bağ bulunur. Örneğin bir nesnenin rengi, içinde bulunduğu ortamın aydınlığına göre değişse bile, o nesnenin rengi ile olan ilişkisi değişmez. Nesneler görsel olarak daima renk ve biçim bütünlüğü ile tanımlanır. Biçim renkten daha etkin bir iletişi aracı olarak önde görülse de, renk biçimi tamamlayan, ona görsel kimlik kazandıran vazgeçilmez bir unsurdur.

Renkli bir nesnenin birey üzerinde yarattığı etki incelenirken, o nesnenin formu da önem taşır.Yuvarlak düzeydeki bir renk, köşeli bir düzeydeki renkten farklı bir etki yapar. Örneğin, karayolları trafik işaret levhalarında yer alan biçimler renklerle daha çok anlam kazanır. Kırmızı bant çerçeveli üçgen, yasaklama, kısıtlama işareti olarak, yuvarlak şekiller ise sınırlandırma işaretleri olarak kullanılırlar.

Soğukluk ve Sıcaklık Duygusu

Renkler birey üzerinde soğukluk ve sıcaklık duygusu da uyandırabilirler. Sıcak renkler, dalga boyu yüksek olan sarı, kırmızı ve turuncudan oluşur. Bunun yanı sıra dalga boyu daha düşük olan soğuk renkler ise mavi, mr ve yeşildir. Sıcak renkler çabuk algılanabilir ve görünebilir olduğu için yakınlık, soğuk renkler ise uzaklık hissi yaratır. Sıcak renkler izleyeni uyarır, neşelendirir, metabolizmayı hızlandırarak güç ve dinamizm kazandırır; fazlası ise heyecan, yorgunluk, şiddet ve odaklanma güçlüğü yaratabilir. Soğuk renkler ise yatıştırıcı ve dinlendiricidir; güven, huzur, sorumluluk, düzen, ferhalık, özgürlük gibi duygular uyandırır. Soğuk renkler aşırı dozda kullanıldıklarında ise kasvetli, hatta moral bozucu, tembellik, ağırkanlılık, hayalperestlik gibi bir etki yaratabilir.

Renklerin Tipografi Uygulamalarındaki Önemi

Grafik tasarım uygulamalarında renk bir tasarım elemanı olarak önem taşır. Görsel hiyerarşiyi organize etmek aşamasında önemli bir etmendir. Renk; çizimleri, tipografiyi görünür hale getirebileceği gibi, etkisiyle onların önüne degeçebilmektedir. Renk ve ton değerlerinin bilinçli olarak kullanımı, tipografiyi kolay okunur hale getirerek; biçimleri ön ve arka planda algılatıp farklı uzaklık, yakınlık ve derinlik duyguları yaratırlar.

Görsel iletişim açısından marka, logo, ambalaj, web tasarımı gibi kullanım alanlarında tasarımcılar rengi davranışları motive etmek, çağrışım yapmak, yönlendirmek, uyarmak, sürekliliği sağlamak ve bir duyguyu dışa vurmak için kullanırlar. Ambalaj tasarımında formdan önce algılananrenk ürüne kimlik kazandırır.

Algıyı Kolaylaştırır

Renkler bireylerin toplum düzenindeki yönlendirilmelerinin ve konumlandırılmalarının simgeleri olmuşlardır. Dikkat, uyarı, yasaklama, kodlama gibi pek çok işlev yüklenerek kolay algılama, hatırlama ve toplumda oryantasyonu sağlama gibi sözsüz iletişimi sağlamaktadır. Güvenlik işaretlerinde kırmızının yasak, tehlike alarmı, yangınla mücadele, sarının uyarı, mavinin zorunluluk, yeşilin ilk yardım ve normal durumu göstermesi gibi.

Renklerin birey üzerinde duygusal etkileri bulunduğu gibi, kullanıldıkları mekanlar üzerinde de etkileri bulunur. Renk, mekana büyük, küçük, sıcak, soğuk, enerjik, sıkıcı, sakinleştirici olmak gibi birtakım özellikler kazandırır.Çalışma ortamlarında ise verimlilik, yaratıcılık, yönlendirme, motivasyon, rahatlama, pozitif enerji, hijyen duygusu renk kullanımı ile yaratılmaktadır.

Renklerin Koku ve Tat Alma Duyuları Üzerinde Etkileri Vardır

Yapılan çeşitli deneylerde renklerin bireylerin koku ve tat alma duyuları üzerinde de etkili olduğu saptanmıştır. Örneğin, sarı ve yeşilin ekşi, turuncu, sarı ve kırmızının tatlı; pembenin şekerli; marina mavi ve yeşilin acı; gri, soluk yeşil ve açık mavinin tuzlu tatları çağrıştırdığı, turuncunun baharat tadını, yeşilin yerine göre acı veya çam kokusunu, eflatunun ise parfüm kokusunu çağrıştırdığı saptanmıştır. Reklam uygulamalarında da iyi kokular açık, saf ve yumuşak renklerle ifade edilirken, kötü kokular ise koyu, sıcak renklerle ifade edilir. (Örneğin, temizlik amaçlı kullanılan kezzabın kırmızı ambalajda, buna karşılık parfüm ve kozmetik ürünlerinde mavi, yeşil gibi saf açık ve yumuşak renklerdeki ambalajlarda satılması gibi)

Renklerin bireyler tarafından algılanmasındaçeşitli kişisel faktörlerin de rol oynadığı söylenebilir. Bu tür kişisel faktörler arasında, bireyin cinsiyeti, yaşı, ait olduğu sosyal çevre, kişisel karakter özellikleri (huy, mizaç, coşku, hareketlilik) sayılabilir.

Renklerin Anlamları Kültüre Göre Değişebilir

Renk tercih ve kullanımlarında toplumsal alışkanlıkların ve içinde yaşanılan kültürün de rolü bulunur. Örneğin, bir toplumda açık, neşeli renkler gençler tarafından, doygun, parlak renkler yetişkinler tarafından, yumuşak ve pastel renkler yaşlılar tarafından tercih edilmiştir. Diğer taraftan koyu renkler kışın tercih edilirken, açık renkler yazın tercih konusudur. Sosyal düzeyi ve statüsü yüksek sosyal gruplar tarafından pastel renklerden oluşmuş renk kombinasyonları tercih edilirken, düşük gelir grupları tarafından parlak renklerin tercih edildiği saptanmıştır. Mavi rengin ise daha çok entelektüel kişiler tarafından tercih edildiği saptanmıştır. Enerji ve heyecan veren kırmızı ülke bayraklarının 45%’ine hakimken, sakinleştiren mavi 20%’sinde yer almaktadır.

Psikolojik Güdüler ve İhtiyaçlar

Renklerin bireylerin çeşitli psikolojik dürtü, güdü ve ihtiyaçları üzerinde de etkili olduğu yapılan çeşitli deneylerle ortaya çıkarılmıştır. Bu tür etkilere örnek olarak açlık, susuzluk, cinsiyet, temizlik, annelik (şefkat), prestij (saygınlık), çağdaşlık ve profesyonellik gibi özellikler sayılabilir. Örneğin, açlık duygusu üzerinde turuncu, açık sarı, kırmızı, açık kahve rengi ve kırmızının olumlu etki yaptığı, yeşil, mavi ve turkuvazın susuzluk duygusunu arttırdığı, mavi ve beyazın temizlik ve sağlık duygusunu arttırdığı saptanmıştır. Yapılan çeşitli araştırmalarda, eflatun, şarap kırmızısı, altın sarısı ve siyah gibi renklerin prestije önem veren kişiler tarafından tercih edildiği görülmüştür. Günümüzün çağdaş ve modern tüketici grupları tarafından da metalik renklerin tercih edildiği saptanmıştır.

Renklerin Reklam Uygulamaları Açısından Diğer Önemli Etkileri

  • Markanın fark edilme ve tanınmasını sağlar.
  • Logonun okunaklığını arttırır. Renkler, kelimelerin, amblemlerin, logo ve diğer yazılı metinlerin okunaklığını arttırarak, ilgi ve dikkat çekici bir etki yapar.
  • Markaya kişilik kazandırır. Her marka müşterileri açısından taşıdığı renk kombinasyonu ile algılanır ve hatırlanır.
  • Markanın tanınmışlığını arttırır. Bir markaya özgü renkler, benzer markalar arasından o markanın kolaylıkla fark edilmesini sağlar.
  • İkna gücünü arttırır. Renkler uyandırdıkları psikolojik etkiler nedeniyle, bir ürünün daha taze, daha canlı görünmesini ya da hoşa gitmesini sağlayabilir. Örneğin yeşil zemin üzerinde bir parça kırmızı et daha kırmızı ve iştah açıcı görünebilir.
  • Ürünlerin tüketiciler tarafından fark edilmeleri, özellikle raflarda kolaylıkla bulunmalı açısından önem taşır. Bu nedenle sarı, kırmızı, turuncu gibi renkler ürünlerin kolay fark edilmesini sağlayarak tüketicilerin satın almasını kolaylaştırır. Bu nedenle ambalaj tasarımında kullanılan renkler o ürünün kişiliğini oluşturarak, diğer ürünlerden farklılığını belirler. Çarpıcı renklerden oluşan ürün kutuları raflarda yan yana konulduğunda dikkat çekici ve bakış yakalayıcı etki daha da artar.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

Grafik Tasarım ve Reklam”, Prof. Dr. Ulufer Teker. Yorum Sanat Yayınevi, 4. Basım


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.