Roman Okumak Beynimizi Nasıl Etkiler?

Roman Okumak Beynimizi Nasıl Etkiler?

Roman okumak ve yazmak yüzyıllar öncesine dayanan insanların çok sevdiği eylemlerden biridir. Romanları bu kadar vazgeçilmez yapan şey aslında kendimizi onlardaki kahramanların yerine koymamızdır. Roman okumak ile ilgili şimdiye kadar birçok araştırma yapıldı ancak teknolojinin gelişimi bize artık daha fazla bilgi sunuyor. Şimdi romanlarda gizli kalmış başka bir biyolojik sır açığa çıkartılıyor.

Birçok insanın hayatımı değiştirdi dediği en az bir tane öyküsü vardır. Emory Üniversitesi’ndeki bilim insanları bu hisle ilgili olabilecek bazı biyolojik ipuçlarına rastladılar. Roman okuduktan sonra geçen birkaç gün boyunca beyinde bazı değişimler yaşanıyor. Ancak bu değişimler gazete okurken gerçekleşen değişimlerden daha büyük ve kayda değer çapta değişimler.

Pompeii Romanı Okutuldu

Prof. Gregory Berns’in ekibi işlevsel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) tekniğini kullanarak beyinde roman okumayla ilgili bölgeleri tespit ettiler. Daha önceden yapılmış olan çalışmalar bireyin romanları okuması esnasında beynindeki bilişsel süreçlerini incelemeye odaklanmıştı. Bu çalışmada ise okumanın beyindeki uzun vadedeki etkileri incelendi. Araştırmacılar 21 lisans öğrencisi üzerinde yapmış oldukları deneyde güzel bir olay örgüsüne sahip olmasından ve sürükleyiciliğinden dolayı 14 gün boyunca Pompeii romanının etkisini incelediler.

Pompeii Robert Harris’in 2003 yılında yazdığı İtalya’nın antik zamanlarında geçen ve gerçek hayattan esinlenerek yazılmış bir romandır. Romanda Vezüv yanardağının patlayıp insanların hayatlarının nasıl sona erdiği anlatılıyor. Romanın başkarakteri Pompei’nin dışında yaşayan genç bir erkek. Adam yanardağının patlayacağını seziyor ve sevdiği kadını kurtarmak için zamanla yarışıyor.

Kitaplar Hayatımızı Şekillendiriyor

Dr. Bern gerçek olayları kurgusal ve dramatik bir şekilde anlattığı için bu kitabı seçtiklerini ifade ediyor. Bu tür sür sürükleyici bir roman okumak araştırma açısından büyük bir öneme sahipti. Sürükleyici ve güçlü bir olay örgüsü olan kitaplar çoğumuzun hayatlarını şekillendiriyor ve kişiliğimizi oluşturmamıza yardım ediyor.

Çalışmada ilk 5 gün boyunca katılımcılar uykudan uyandıktan sonra beyinlerinin fMRI görüntüsü alındı. Beynin dinlenmiş halde çekilen bu görüntüleri sonraki değişimleri ölçmek için temel alındı. İlk 5 günden sonra katılımcılara roman her biri yaklaşık 30 sayfadan oluşan 9 bölüm halinde verildi. Katılımcılar her günün akşamında o günün bölümünü okuyordu ve tüm sayfaları okuduklarından emin olmak için küçük sınavlara tabi tutuldu. Tüm sayfaları okuduklarından emin olduktan sonra ekip her sabah tüm katılımcıların beyinlerinin dinlenme durumundaki fMRI görüntülerini çektiler. Romanlar bittikten sonraki 5 gün de ilk 5 gün gibi tüm katılımcıların beyinlerinin fMRI görüntüleri yine aynı saatlerde alındı.

Roman Okumak Beyindeki Bağlantı Sayısını Artırıyor

Elde edilen sonuçlar beynin dili kavrama ile ilgili bölgesi olan sol temporal korteksindeki bağlantı sayısında büyük bir artış olduğunu gösteriyor. Katılımcıların fMRI taramaları roman okuduktan sonraki gün yapılmasına rağmen her gün beyinlerindeki bağlantı sayısı artmaya devam etti. Dr. Bern bu durumu gölge etkisi olarak tanımlıyor.

Bağlantı sayısındaki artışın görüldüğü bir diğer bölge beyinde duyuların algılanmasından sorumlu olan birincil duyu korteksi. Sadece koşmayı düşünmek bile bu bölgedeki koşuyla ilgili nöronları harekete geçirmeye yetiyor.

Kendimizi Romandaki Ana Karakterin Yerine Koyuyoruz

Beyindeki fiziksel etkinlikler ve hareketten sorumlu bölgelerdeki nöral değişimler gösteriyor ki roman okurken okuyucu kendini ana karakterin yerine koyuyor ve onun yaptığı şeyleri yapıyor. Kişilerin kendini ana karakterin yerine koyduğu biliniyordu ama elde edilen bulgular okuyucunun beyninde eylemsel olarak da ana karakteri taklit ettiğini gösteriyor.

Roman okuduktan sonra gerçekleşen bu değişimler hemen bitmiyor, 5 gün daha etkisini gösteriyordu. Bu durum bir roman okuduktan sonra en azından 5 gün daha o romanın etkisinde kaldığımızı gösteriyor. Bu nöral değişikliklerin ne kadar sürdüğü henüz tam olarak bilinmiyor. Dr. Bern okunan romanın etkileyiciliğine göre kişide yarattığı etkinin daha uzun olacağını düşünüyor.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar
  1. Gregory S. Berns, Kristina Blaine, Michael J. Prietula, Brandon E. Pye.Short- and Long-Term Effects of a Novel on Connectivity in the BrainBrain Connectivity, 2013
  2. http://news.emory.edu/stories/2013/12/esc_novels_change_brain/campus.html

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.