Satranç ve Zeka Arasındaki İlişki

Satranç ve Zeka Arasındaki İlişki

Neredeyse 1500 yıllık bir zeka oyunu olan satranç pek çok tarihi hikayede kendine yer bulmuştur. Sıklıkla da zeka ile ilişkilendirilmiştir. Elimizdeki kesin kanıtlara göre satranç ilk olarak milattan sonra 6. yy’da Hindistan’da ortaya çıktı. Ancak  milattan önce 2000 yılında Mısır’da oynandığına dair piramitlerde bazı kabartmalar bulunmuştur. Öncelikle satranç ile zeka düzeyinin neden bağlantılı göründüğüne bir değinelim.

Hafıza, Planlama, Karar Verme …

Satranç iki kişinin 8 satır ve 8 sütunda 64 kare üzerinde değişik kuvvetteki taşlarla birbirini yenmek için oynadığı bir oyundur. Satrançtaki tüm taşların tek görevi kendi şahını korumak ve rakip şahı mat etmektir. Taşların farklı kuvvet ve sayıda olması nedeniyle satranç oyunları çok farklı kombinasyonlarda gerçekleşir, 2 satranç oyununun aynı olması çok düşük bir ihtimaldir. Satrançta rakibi yenmek için güçlü bir strateji, taktik, hafıza ve hesaplama yeteneği gerekir. Strateji oyunun başında rakibe nasıl bir saldırı yapılacağının planlanmasıdır. Taktik ise bu saldırının nasıl yapılacağıdır. Hafıza ve hesaplama ise hamle yaparken rakibin ilerde yapabileceği hamleleri düşünerek önlem almak için son derece gereklidir. Saydığımız hafıza, hesaplama, planlama, karar verme ve gelişmiş düşünce süreçleri temel bilişsel işlevler olduğu için satrançla zeka arasında güçlü bir bağlantı var gibi görünüyor.

Satranç ve Zeka Arasındaki İlişki
Basit bir maç analizi

Amerika’da Michigan State Üniversitesi’ndeki araştırmacılar satranç yetenekleri ile zeka arasında bir ilişki olduğunu varsayarak kapsamlı bir çalışma yürüttüler. Sonuçlar tam da bekledikleri gibi çıktı.  Bu araştırma bilişsel becerilerin performans ile yakından ilişkili olduğunu göstererek bir konuda usta olmanın yalnızca yoğun çalışma ile olmayacağını da kanıtlıyor.

Çalışmak Çok Önemli

Bir alanda uzmanlaşmanın nasıl olduğu ve hangi etkenlerin etkili olduğu üzerine yapılan araştırmaların çoğunda satranç incelenmiştir. Bu konuda çalışma miktarı kadar yeteneklerin de artırılarak zeka seviyesinin yükseltilmesi başarı için çok önemli bir etkendir. Örneğin, siz günde 2 saat boyunca maç yapın, farklı oyun kombinasyonları çalışın. Eğer strateji ve taktik bilginizi geliştirip maçı nasıl yönlendireceğinizi bilmiyorsanız, yaptığınız çalışma sadece hamle kombinasyonları ezberlemekten öteye gitmeyecektir. Burada amaç beynin taşlar arasındaki ilişkileri çözümlemesi ve tüm taşları işlevlerine uygun, etkili bir biçimde kullanarak rakibi alt etmesidir.

Müzik ve spor gibi alanlarda usta olmak için eğitim ve uygulama yapbozun birer parçasıdır. Halter kaldırmak için süper zeki olmak gerekmez ama satrançta öyle değil. Araştırmalar satrancın özel yapısı nedeniyle zekanın da bir gereklilik olduğuna işaret ediyor.

Satranç ile Zeka Düzeyi Arasında Kesin Bir Bağlantı Var

Satrançla ilgili araştırmaların derinlemesine incelendiği bir meta analizde satranç yetenekleri üzerine yazılan 2,300 makaleye bakıldı. Araştırmacılar özellikle bilişsel göstergeler (örn, IQ puanı) ve satranç yeteneklerinin (örneğin, oyuncuları performanslarına göre sıralayan ELO puanı) dahil edildiği çalışmalara odaklandılar.

Ekibin yürüttüğü bu meta analiz zeka düzeyi ve satranç becerileri arasında nasıl bir ilişki olduğunu ortaya çıkaran güçlü kanıtlar sunuyor. Bu çalışmada özellikle genç oyuncularda, zekanın satranç yetenekleriyle kesin olarak bağlantılı olduğu bulundu. Genç oyuncularda zekanın daha ön plana çıkmasının sebeplerinden biri de belki üst düzey oyuncularda bilişsel becerilerin daha yaygın görülmesi diyebiliriz. Satrancı henüz kötü oynayan çocuklarda zeka çok daha etkili oluyor. Ancak belli bir aşamaya gelmiş oyuncularda zeka kendini o kadar fazla göstermeyebilir.

Bu zeka oyunu sadece düşünme, planlama gibi temel bilişsel işlevleri kapsamıyor. İşin içinde bir de psikolojik etkenler var. Zaman hesabı var. Tüm unsurlar birleştirildiğinde satrançta zekanın önemli bir yer tutması şaşırtıcı değildir. Bu beyin sporunda ilerlemek için ise çok yoğun çalışmak yerine akıllıca çalışmak ve aşama aşama ilerlemek gereklidir.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

  1. http://www.tsf.org.tr/federasyon/tarihce
  2. http://msutoday.msu.edu/news/2016/study-links-intelligence-and-chess-skill/
Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Çağlayan Taybaş

Bursa’nın bir ilçesi olan Karacabey’de 1992 yılında dünyaya geldi. İlköğretim ve lise öğrenimi Karacabey’de ve bir ara Bursa Erkek Lisesi’nde tamamlamış, üniversite eğitimi için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde (İYTE) 100% İngilizce Moleküler Biyoloji ve Genetik eğitiminin kurbanı olmuştur. Akademik hayatı boyunca İYTE, Ege Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü’nde stajlar yapmış olup gelişimsel sinirbilim, nöroloji, biyoinformatik, hesaplamalı kimya, immünoloji, bitki genetiği, mikrobiyoloji alanlarında projeler yürütmüştür. Üniversite hayatı boyunca 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapmış ve son yılında “Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar” adlı kitabını yayınlamıştır. Biyoinformatik ve hesaplamalı kimya laboratuvarlarında MATLAB, C, JAVA, Python, HTML, CSS öğrenmiş, zaman içinde kendini photoshop ve dreamwaver gibi programlarda da eğitmiştir. İleri düzey İngilizce, orta düzey Almanca ve başlangıç düzeyinde Japonca bilmektedir. Yazar ney üflüyor, beyin sporu olarak satranç oynuyor, beden sporu olarak bisiklet sürüyor. 2 sene boyunca İzmir’de Yavuz Akalın’dan ney dersleri almıştır ve İYTE Satranç ve bisiklet kulübünde aktif olarak hizmet vermiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.