Serebral Korteks

serebral korteks

Serebral korteks beynin beyincik dışında kalan kısmı olan serebrumun en dış tabakasıdır. Bu tabaka çoğunlukla hücre gövdelerinden meydana gelen gri maddeden oluşur. Sadece 2 – 4 milimetre kalınlığında olmasına rağmen kapladığı alan ve içindeki hücre gövdeleri sayesinde beynin ağırlığının yarısını oluşturur. Herkes beynin dış tabakasındaki kıvrımlı yapıyı görmüştür. O kıvrımlar serebral korteks üzerinde oluşur. Kıvrımlar girus olarak isimlendirilir, aralardaki yarıklar ve çatlaklara sulkus denir. Frontal girus, merkezi sulkus gibi yapılar beynin en önemli alanlarından bazılarıdır. İnsanlarda korteksin üçte ikisinden fazlası sulkuslardan oluşmaktadır. Korteksin kıvrımlı yapısı ona daha fazla alana yerleşebilme ve daha fazla nöronu bünyesinde barındırma imkanı tanır. İnsan ve diğer primatlarda bulunan serebral korteks çeşitli bölümlere ayrılır. Bunlar sağ, sol korteks veya oksipital, frontal, temporal, parietal ve limbik kortekstir. Korteks en üst düzey işlevlerin gerçekleştiği bölüm olup hafıza, dikkat, algılama, farkındalık, düşünce, dil ve bilinçte çok önemli görev alır.  6 tabakadan oluşan serebral korteksin evrimsel olarak en eski bölümü hipokampustur.

Serebral Korteks Nelerden Sorumludur?

İnsan beyninin en üst tabakası serebral korteksten oluşur demiştik. Buradan aşağıya doğru tabaka tabaka inilir. Serebral korteksin 6 katmanı birbirleri arasında zengin bir bilgi alışverişi yapar. Bunun yanında korteks altı yapılar ile de gelişmiş bir sinyal ağı görülür. Bütün bu bilgi alışverişi beynin duyu, motor ve diğer görevlerini yerine getirmek için yapılır. Şu an bu yazıyı okumaya karar verdiyseniz, okuyorsanız ve okumaya devam edecekseniz bunların hepsi milisaniye ölçeğinde serebral korteksinizde gerçekleşiyor. Bu yüzden canlıların gelişmişlik derecesi ile serebral korteks arasında güçlü bir bağ vardır diyebiliriz.

Korteksin duyu sinyalleri işlemekten sorumlu bölgeleri koklama, duyma, görme, tat ve denge sinyallerini işler. Eğitim sistemimiz hep 5 duyu organımız vardır der ancak gerçek pek öyle değildir. Duyu organlarımız görme, duyma, tat, koku ve dokunmadan ibaretse ivmeyi nasıl hissediyoruz? Arabanın içinde yola bakmayan bir insan arabanın hızlandığını veya yavaşladığını nasıl hissediyor? İç organlarımızın durumunu, bağırsakların peristaltik hareketlerini nasıl hissediyoruz? Bütün bunlar proprioreseptörler sayesinde oluyor. Bunlar vücudumuzun çeşitli yerlerine konuşlanmış duyu nöronlarıdır. Duyu nöronları beyinde farklı noktalara sinyal iletir. Örneğin ses ile ilgili sinyaller temel olarak işitsel kortekse giderken görme ile ilgili sinyaller birincil görme korteksine gider. En önemli duyu merkezlerinden biri beden duyu korteksidir (somatosensory cortex).

Hareket Çok Sıkı Bir Şekilde Kontrol Edilir

Vücut hareketleri beyinde çok sıkı bir şekilde kontrol edilen ve düzenlenen işlevlerden biridir. Hareket deyince aklınıza sadece koşmak, zıplamak gelmesin. Şu an nefes alırken akciğerlerinizin etrafındaki intracoastal ve extracoastal kaslar da bir hareket icra ediyor. İç organları saran kasların hareketi, kalp kasının hareketi, istemli yaptığımız hareketler beyinde çok dikkatli bir şekilde düzenlenir. Hareket ile ilgili beyin bölgeler temel olarak frontal lobda toplanmıştır. Birincil motor korteks, premotor korteks ve suplemanter motor korteks bunların en önemlileridir çünkü istemli kaslara gidecek emirler buralardan çıkar. Birincil motor korteks korteksi omuriliğe bağlayan kortikospinal yolun başlangıç noktasıdır. Premotor ve suplemanter motor korteksin işlevi tam olarak anlaşılamadı ancak yokluğunda ciddi sorunların olduğu biliniyor.

Hareket emri çizgili kaslar için motor korteksten çıkıyor ama tüm hareketler bundan ibaret değil. Bir kasa emir verilmesi ile de iş bitmiyor. Hareketin kontrolünde en önemli merkezlerden biri beyinciktir. Temel görevi hata kontrolü yapmaktır. Örneğin tenis oynuyorsunuz veya ney üflüyorsunuz. Karmaşık istemli hareketleri icra ederken hata yapma olasılığımız yüksektir. Yanlış bir notayı çıkartabilir veya yanlış bir adım atabiliriz. Yanlış yaptığımızı nasıl anlayacağız? Burada devreye beyincikteki nöronlar giriyor. Bunlar yapılan her hareketi kaslardan gelen geri bildirim sinyalleri ile tespit ediyor ve doğrusunu yaptırmaya çalışıyor.

Serebral Korteks Bölgeleri Birlikte Çalışır

Duyu ve motor bölgelerinin çalışma alanı başlıca görevleri ile sınırlı değildir. Bilişsel süreçlere ve davranış düzenlenmesine de katkıda bulunurlar. Örneğin birincil görme korteksinin (V1) sadece gözden gelen sinyalleri işlemekten sorumlu olduğu düşünülüyordu. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar beynin en arkasında bulunan bu bölgenin karar verme süreçlerinde etkili olduğunu gösterdi. Bunun yanında iki korteks bölgesinin sınırlarında bağlantı alanları vardır. Bu alanlar çeşitli işlevlere sahip nöronlardan aldıkları bilgiyi birleştirirler. Bulunduğumuz ortamların haritası entorhinal korteks tarafından yaratılır ama bu bölge herhangi bir duyu sinyali almaz. Birincil görme korteksinden gelen sinyaller ile belleğimizde yer alan imgeler birleşir ve ortamın haritasını çıkarırız.

Gelişmiş, üst düzey beyin işlevlerimizin ortaya çıkmasındaki sır bağımsız nöral sinyallerin birleştirilip yorumlanmasıdır. Hayvanlardan daha iyi karar vermemiz, zekamızın daha yüksek olması, sesler vasıtasıyla konuşabiliyor olmamız ve sanat üretebilmemiz gibi özellikler  serebral korteksin sihirli ellerinden çıkar. Herhangi bir bölgenin çalışmaması çok ilginç sonuçlar doğurabilir. Örneğin posterior parietal korteks bünyesinde çok sayıda bağlantı alanı barındırır. Bu bağlantı alanlarından bazılarının bozulması psikolojide karşı tarafı ihmal sendromu (contralateral neglect) adı verilen bir rahatsızlığın ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu sendromu yaşayan kişiler çevrelerinin ve vücutlarının yarısını ihmal ederler. Yemek yerken tabağın yarısına dokunmazlar. Kıyafetlerini düzeltirken veya saçlarını tararken sağ veya sol taraftan birini önemsemezler. Çok ilginç ama bunlar oluyor. Beynimizde küçük bir nöron topluluğunun çalışmaması hiç ummadığımız şeylerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5402465/

https://www.neuroscientificallychallenged.com/blog/know-your-brain-cerebral-cortex


Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Serebral Korteks” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.