Ses Telleri PEG30 Molekülü İle Onarılabiliyor

Ses Telleri PEG30 Molekülü İle Onarılabiliyor

Laboratuvarda üretilen yeni bir madde yaşlanmaya ve çeşitli rahatsızlıklara bağlı olarak ortaya çıkan ses telleri üzerindeki hasarları onararak insan sesinin gençleşmesini sağlıyor. Bu maddenin üretiminde bilim insanları ve doktorlar ortak bir çalışma gerçekleştirdi.

Amerikan Kimya Birliği’nin 244. Ulusal toplantısında konuşan Prof. Robert Langer bunun birçok yenilikten sadece biri olduğunu belirtti. Langer dünyanın en büyük laboratuvarlarından birine sahip Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) yaklaşık 100 kişilik bir ekibe liderlik yapıyor ve 800’den fazla patentin de sahibi.

ABD’de 18 Milyon Kişi Ses Telleri ile İlgili Sorun Yaşıyor

İnsan sesindeki esnekliği yeniden kazandırmak için tasarlanan ilk yapay ses telleri laboratuvar ortamında yapay dokuları üretmek için süregelen bir çalışmanın sonucunda ortaya çıktı. Ses tellerindeki esneklik kaybı ses kayıplarında önemli bir etken ve sadece Amerika’da 18 milyon insanı etkiliyor.

Langer “Yapay ses teli hava basıncındaki değişikliklere bağlı olan titreşimlerde bile insan ses tellerine benzer özellikler taşıyor” diyor. Gırtlakta iki bölümden oluşan ses telleri sesleri oluşturmaya yardımcı solukları üretmek için çok hızlı bir şekilde titreşir, bir araya gelir ya da birbirinden ayrılırlar. Teller kas tabakalarından, bağ dokudan ve bir zardan oluşur. Bağ doku ve zar arasındaki tabaka çok esnektir ve bu esneklik konuşma için kritik bir öneme sahiptir.

Ses Telleri Çok Hassas ve Kolay Zarar Görüyor

Eğer bir kişi sesini aşırı kullanıyorsa, zamanla ses tellerinde yara oluşur. Aynı durum kişi yaşlandığında da gerçekleşir ve ses seviyesindeki azalmanın sebebi budur. Kanser veya boğaza yerleştirilen bir tüp de ses tellerine zarar verebilir. Yara dokusu serttir ve ses kısıklığına neden olur.

“Ses kayıplarının %90’ı sesteki esnekliğin kaybolmasıyla ortaya çıkıyor” diyor araştırmacı Steven Zeitels. “Yıllarca ses problemleri olan hastalarımda hep böyle bir şeyin ihtiyacını hissettim. Bu konuyla ilgili Robert Langer’a gittim çünkü onun hastaların tekrar şarkı söylemesine ve konuşmasına yardımcı olabilecek bir malzeme üretebileceğini biliyordum. Son zamanlarda hiçbir tedavi ses tellerindeki esnekliği tekrar kazandıramıyor.”

Polietilen Glikol 30 Ses Tellerini Onarabiliyor

Yapılacak malzeme çok esnek olmalıydı ve tıpkı insan sesi gibi titreşebilmeliydi. Çok sayıda kişi üzerinde deneme yapıldıktan sonra, Langer’in ekibi başlangıç malzemesi olarak zaten kişisel bakım kremlerinde ve FDA onaylı birçok ilaçta kullanılan polietilen glikol 30 (PEG30) kullanmaya karar verdi ve bu madde temelli polimerler türetti. PEG30 jeli saniyede 200 kez titreşebiliyor ve bu oran bir kadının günlük bir diyalogtaki konuşma oranına denk düşüyor.

Doktorlar jeli hastalarının ses tellerine enjekte ediyor. Hastalar seslerini nasıl kullandıklarına dair açık ve net ifadeler belirtiyorlar. Çalışmanın sonucunda görülüyor ki en sağlıklı ses telleri yüksek oranda çapraz bir şekilde bağlı olanlarda görülüyor. Bunun anlamı PEG molekülleri diğer türlerin aksine daha sıkı bir şekilde birbirlerine bağlıdırlar. Bu özellik malzemeyi daha da sertleştiriyor ama kişinin konuşmasını iyileştirmeye de yardım ediyor.

Yaşlanma ile Beraber Gelen Ses Teli Hasarları Giderilebilecek

Hayvanlarda yapılan testler bu maddenin güvenli olduğunu gösteriyor, insan deneyleri ise 2013 yılının ortasında başlayacak. Bu çalışma ile birlikte sigara, yaşlılık ve çeşitli birçok sebepten ötürü ses tellerindeki bozulmalar kısa süre içinde tedavi edilebilecek. Araştırma sonuçlarının klinik uygulama için ne zaman hazır olacağı sorusunu şimdilik cevaplandırmak zor. Sadece ses teli değil diğer birçok organ ve doku üzerinde de çalışmalar devam ediyor.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak: American Chemical Society Dergisi (20 Ağustos 2012)


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.