Smilelar Beyin Yapısını Değiştiriyor

Smilelar Beyin Yapısını Değiştiriyor

İnternet ve sosyal medyanın hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olduğu günümüzde gülen smilelar (yüz ifadeleri) yeni bir dil haline geldi. Avustralya Flinders Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre sanal ortamda kullanılan bu dil beynimizde de değişikliklere sebep oluyor.

Yüz ifadelerini (smilelar) belirten ikonların ilk ortaya çıkışı 1980’lere uzanıyor. O zamandan günümüze kadar kullanılan smilelar kısa mesajlarda, e-postalarda ve sosyal medya sohbetlerinde sıkça kullanılıyor ve artık bu durum herkes tarafından kabul gören bir iletişim aracı olarak sayılıyor.

Smilelar Yeni Bir Dil

Araştırmayı yürüten Dr. Owen Churches yüz ifadelerinin bizim ürettiğimiz yeni bir dil çeşidi olduğunu belirtiyor ve bunun yeni bir beyin aktivitesini tetiklediğini söylüyor. Psikolojik açıdan baktığımızda yüzlerin sosyal hayatımızdaki yeri çok büyük. Biriyle karşılaştığımızda ilk olarak yüzüne bakarız (erkeklerde istisnalar çıkabilir). Yıllardır yüz algısının sinirbilimi üzerinde çalışan Churches önceki araştırmalarında insanların yüzlere diğer nesnelerden farklı tepki verdiğini bulmuş.

Gerçek bir insanın yüzüne baktığımızda en ufak bir sivilceyi bile hemen fark ederiz. İnsan yüzünde şu ana kadar 43 tane kas tanımlanmıştır ve bu kaslardaki ufak değişimler başka birisi tarafından kolayca fark edilebilir. Churches’in ekibi daha önceki araştırmalarında katılımcılara gerçek bir yüz resmi gösterdiğinde beynin özgün bazı bölgelerinin hemen etkinleştiğini, resmi ters çevirdiğinde ise farklı beyin bölgelerinin etkinleştiğini tespit etti.

Gülen Yüz Sağa mı Yoksa Sola mı Bakıyor?

Şimdi ise ekip aynı prosedürün gülen yüz ifadeleri için de geçerli olup olmadığını merak ettiler. Araştırmacılar 20 katılımcıya gerçek yüz ifadeleri, gülen yüz ikonları ve karakterlerden oluşan anlamsız sözcükler gösterdiler. Katılımcılar farklı uyaranlara baktığında beyinlerinin elektriksel faaliyetini ölçmek için elektrofizyolojik yöntemler kullanıldı. Aynı işlem gösterilen nesneler ters çevrilerek tekrar yapıldı.

Gerçek yüzler hem normal hem de ters çevrilmiş şekilleriyle katılımcıların beyinleri uyarılırken geçirirken, gülen yüz ikonlarında ise sadece normal pozisyondayken ‘:-)’ uyarılma gerçekleşti. Eğer gülen yüz ifadesindeki parantez ve tire işareti soldan sağa alınırsa beyin bu ikonu ‘(-:’ bir yüz ifadesi olarak algılamıyor. İlk ifadede parantez ağzı, tire burnu ve iki nokta gözleri temsil ederken, ikonun ters çevrilmiş halinde böyle bir tanımlama söz konusu değil.

Bu araştırmada kullanılan normal gülen yüz ikonu ‘:-)’ elbette dünyanın her yeri için geçerli değil. Ancak yine de sonraki araştırmalar için önemli bir kaynak oluşturuyor. Teknolojinin gelişmesiyle zaten telefon ve bilgisayarlar da bu ifadeleri doldurup biraz daha gerçekçi bir ifadeye dönüştürüyorlar. Bu yazıyı hazırlarken bile dönüştürmesin diye çok zorluk yaşadım.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

  1. http://www.abc.net.au/science/articles/2014/02/06/3938772.htm
  2. “Human Anatomy”, Kent Van De Graaff, 2001, 6. Baskı

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.