Sosyal Medya Bizi Aptallaştırıyor mu?

Sosyal Medya ve Kopya Çekmek Bizi Aptallaştırır mı?

Dünya’da sosyal medyayı öyle veya böyle bir şekilde kullanmayanımız yoktur sanırım. İnternet’teki sosyal medya platformlarının sayısı parmakla sayılamayacak kadar fazla ve her geçen gün de artıyor. En çok kullandıklarımız arasında Facebook, Twitter, Instagram, SoundCloud ve Tumbler geliyor, bir de benim çok sevdiğim GoodReads var. Bu ortamların neredeyse hepsi özel bir amaç için tasarlanmış. Instagram fotoğraf paylaşımı üzerine yoğunlaşırken GoodReads kitap üzerine odaklanıyor. Peki, bu ortamlar bizi daha mı zeki yapıyor yoksa aptallaştırıyor mu?

Birleşik Arap Emirlikleri, İngiltere, Amerika ve Fransa’da ki üniversitelerde çalışan bilim insanlarından oluşan bir ekip sosyal medya ve internetin bizi daha zeki gösterdiğini ancak aptallaştırabileceğini buldu.

Sosyal Medya Aşırı Bilgiye Maruz Bırakıyor

Evrimsel süreçte insan ırkının uyum sağlamasında rol oynayan faktörlerden birisi de diğer insanları taklit etmesi olmuştur. Bu bize diğer insanların bilgilerini tecrübe ederek öğrenmemizi sağlar. Devasa bir bilgi ağına erişebildiğimiz sosyal medya ve internet dünyasında uzmanlar insanların kararlarında daha bilinçli davranacaklarını söylüyorlar. Diğer taraftan bazı araştırmacılar ise çok miktarda bilginin bizim odaklanma, derin düşünme yeteneklerimizi azaltacağını savunuyor.

4 ülke bilim insanlarından oluşan araştırma ekibinin çalışmasında 100 üniversite öğrencisine beyni zorlayacak bir dizi soru soruldu. Katılımcılar 20 kişilik 5 gruba ayrıldıktan sonra her gruptaki insanlar arasındaki bağlantılar bir bilgisayar aracılığıyla 5 farklı ağ modeline dönüştürüldü. Bu ağlarda insanların birbirlerinden nasıl bir şeyler öğrendiklerini bulmak için katılımcılar bilişsel yansıma testine tabi tutuldu. Bu test katılımcıların yanlış sezgilerinin üstesinden gelmek için analitik düşünmeyi gerektiren bir dizi sorudan oluşuyor.

Sosyal Medya İnsanları Birbirlerini Taklit Etmeye Yönlendiriyor

Sosyal grupların insanların kendilerini geliştirmesine yardım edip etmediğini görmek için katılımcılara her soru 5 defa soruldu. İlk seferinde katılımcılar soruyu kendi başına yanıtlamak zorundaydı. Sonraki denemelerde ise gruplarındaki diğer kişilerden kopya çekmelerine izin verildi. Araştırmacılar iletişimleri güçlü olan grup üyelerinin daha doğru cevaplar verdiğini buldu. Bu durum öğrencilerin çok sayıda arkadaşıyla bağlantısı olduğunda onların yanlış cevaplarını fark edebildiklerini gösteriyor. Aslında bu sonuç lise ve üniversite hayatında çoğumuzun yaşadığı şeylerin bilimsel açıklaması olarak değerlendirilebilir. Şaşırtıcı kısım burada başlıyor.

Araştırmacılar öğrencilerin soruları çözme yeteneklerinde ilerleme olup olmadığını görmek için arka arkaya 3 soruda ne kadar başarılı olduklarını karşılaştırdı. Öğrenciler verdiği doğru cevapların sayısı artıyordu ama problem çözme yeteneklerinde de artış var mıydı? Elde edilen sonuçlar öğrencilerin problem çözme yeteneklerinde hiçbir gelişme olmadığını gösterdi. Bireyler ilk soruda yanlış cevap verip daha derin düşünmesi gerektiğinde bile ikinci soruda yine bir gelişme gösteremediler. Araştırmacılar bu sonucun kendileri için de sürpriz olduğunu ifade ediyorlar çünkü analitik düşünme çok kolayca öğrenilebilecek bir şey. Ekibin ortak düşüncesine göre sosyal ağlar katılımcıların daha iyi cevaplar vermesine yardım ederken, onların mantıklı düşünmesine herhangi bir katkı sağlamadı.

Bazı Kişiler İnternetin Bizi Aptallaştırdığını Düşünüyor

Eleştirmenlerin bazıları sosyal medya ve internetin bizi aptallaştırdığını iddia ederken bazıları daha bilinçli kararlar almamızı sağladığını söylüyor. Bu çalışmayı yapan araştırma ekibi her iki söylemin de doğru olabileceğini söylüyor. Başka insanlardan kopya çekmek doğru cevapların sayısında hızlı bir yükselişe yol açabiliyor ve bu güçlü iletişime sahip insanların daha doğru kararlar alacağı anlamına gelebilir ancak başkalarında cevap alarak etki altında kalmak analitik düşünme gerekliliğini ortadan kaldırarak bu yeteneğimizi zayıflatabilir.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

  1. http://phys.org/news/2014-02-social-networking-stupid.html
  2. “Analytical reasoning task reveals limits of social learning in Networks”, Iyad Rahwan, Dmytro Krasnoshtan, Azim Shariff and Jean-François Bonnefon, Journal of Royal Society (2014)

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.