TMS Tedavisi Nedir, Ne İşe Yarar ve Riskleri Nelerdir?

TMS Tedavisi Nedir, Ne İşe Yarar ve Riskleri Nelerdir

TMS tedavisi git gide daha popüler olan ve klinik araştırmaların yoğunlaştığı bir tedavi türüdür.  Transkraniyel manyetik uyarım tekniği (TMS) kafanızın üstünde bir bobin ile nöronların elektriksel faaliyetine müdahale etmek üzerine kurulmuştur. Bilim kurgı filmlerinde sıkça karşımıza çıkan beyne elektrik vermenin farklı bir şekli diyebiliriz. Bu yöntemde tDCS gibi doğrudan elektrik akımları verilmez. Bunun yerine bir bobinden elektrik akımı geçirilerek manyetik alan yaratılır. Bu manyetik alan da nöronların elektriksel işleyişine etki eder. Özellikle major depresyon belirtilerini gidermek için kullanılan ve invazif olmayan bir yöntemdir. Antidepresanlar ve psikoterapi gibi depresyon tedavi seçenekleri işe yaramadığında TMS tedavisi çare olabilir.

TMS Tedavisi Nasıl Yapılıyor?

Psikiyatristiniz size depresyon tanısı uyguladı ve denediğiniz birçok yöntem işe yaramadı. En sonunda doktorunuz TMS tedavisi denemeye karar verdi. TMS oturumuna başladığınızda teknisyen başınızın üstüne alın bölgesine yakın olacak şekilde elektromanyetik bir bobin yerleştirir. Bu bobin sürekli manyetik dalgalar yayar ve beyninizin frontal bölgesindeki nöronları uyarır. Frontal bölgedeki hücreler kişiliğimizi ve ruh halimizi kontrol etmek ve düzenlemekten sorumludur. Burada meydana gelebilecek hasarlar depresyon gibi rahatsızlıklıklara neden olabilir. Bazı kişilerde nöronların uyarılması, bazılarında ise nöron kümelerinin susturulması gerekebilir.

TMS’in depresyon belirtilerinde nasıl iyileşme sağladığı tam olarak bilinmiyor. İşin fizyolojik ve biyolojik boyutu henüz çözülemedi. Depresyona neden olan temel etkenin nöronların hücre zarlarındaki elektriksel dengesizlik olduğu düşünülüyor. Eğer bu düşünce doğruysa dışarıdan yapılacak müdahale ile nöronların elektrikse faaliyetini düzenleyebilir ve semptomları azaltabilmeliyiz. Bilim insanları nasıl olduğunu tam olarak bilmese de TMS tedavisi gerçekten işe yarıyor. Bu tedavi seçeneğini deneyen hastaların bir süre sonra depresyon belirtileri azalıyor ve kendilerini daha iyi hissediyor.

TMS Tedavisi Hangi Riskleri Taşıyor?

Transkraniyel manyetik uyarımda manyetik dalgaların tekrarlayan bir biçimde verilmesinin ciddi, hayati risk taşıyan bir yan etkisi yoktur. Hastalar için tamamen güvenli bir yöntemdir. Vagus siniri uyarımı, derin beyin uyarımında olduğu gibi cerrahi işlem uygulanmaz veya kafaya elektrot yerleştirilmez. Bazı filmlerde elektrokonvulsif terapi (ECT) gören hastaların nöbetler geçirdiğini görmüş olabilirsiniz. ECT’nin böyle bir yan etkisi vardır ama TMS’in böyle bir yan etkisi yoktur. Sadece kişiden kişiye göre değişen ufak tefek yan etkiler görülebilir.

Yaygın Görülen Yan Etkiler Nelerdir?

Öncelikle şunu belirtmeliyiz, TMS’in hiçbir yan etkisi kalıcı değildir. Uayrım bittikten kısa süre sonra yan etkiler kaybolmaya başlar ve zaman içinde sürekli azalır. Yaygın görülen yan etkiler:

Bağ ağrısı

Uyarım yapılan alın bölgesinde rahatsız/huzursuz hissetme

Yüzde karıncalanma veya spazm

Denge kaybı, bayılma hissi

Nadir görülen yan etkiler

Nöbetler

Mani, özellikle bipolar bozukluk hastalarında

Uyarım esnasında kulak koruyucusu yoksa duyma kaybı

TMS’ye Nasıl Hazırlanmak Gereklidir?

Transkraniyel manyetik uyarım almadan önce doktorunuzun sizi fiziksel ve psikolojik olarak muayene etmesi gerekir. Muayene ve laboratuvar testleri değerlendirildikten sonra TMS’nin güvenli ve etkili bir yöntem olup olmayacağına karar verilir. Psikiyatrik muayene ise depresyonun derecesini anlamak açısından önemlidir. Yukarıda bahsettiğimiz gibi TMS tedavisi genellikle ilaç ve psikoterapiden fayda görmeyen hastalara uygulanır.

TMS’e başlamadan önce doktorunuza hamile olup olmadığınızı, vücudunuzda herhangi bir tıbbi cihaz bulunup bulunmadığını söylemelisiniz. TMS’de manyetik alana maruz kalacağınız için bu cihazların üzerinizde bulunması sorun yaratabilir. Bu yüzden stentler, implant uyarıcılar, implant vagus siniri veya derin beyin uyarıcıları, beyin faaliyetini takip eden elektrotlarla oturuma başlamak tavsiye edilmez.

Kullandığınız bütün ilaçları doktorunuza söyleyin. Ayrıca bitkisel takviyeler, vitamin ve mineral desteklerinin hangi dozda kullanıldığı önemlidir. Ailenizde epilepsi geçiren biri olup olmadığının bilgisini verin. Epilepsi hastaları sık sık nöbet geçirdiği için ailenizde epilepsi hastalığı olması sizi risk grubuna sokabilir. Bunların yanında geçirdiğiniz bütün fiziksel ve zihinsel rahatsızlıklarınızı doktorunuza anlatmalısınız.

Tedaviden Ne Beklemeliyiz?

Transkraniyel manyetik uyarım depresyon belirtilerinizi tamamen ortadan kaldırabilir veya çok azaltabilir. Herkesin temennisi bu yöndedir ama bu tekniğin işe yarayacağının %100 garantisi yoktur. Belirtiler tedaviden sonra azalabilir ama ilerleyen haftalarda tekrar eski haline dönebilir. Bazı durumlarda işe yaramama ihtimali de vardır. Örneğin psikotik belirtileri olan veya depresyonu yıllardır devam eden hastalarda TMS tedavisi işe yaramayabilir. TMS ile ilgili araştırmalar hala devam ediyor. Uzmanlar her gün yeni şeyler öğreniyorlar, uyarım yapacak en iyi bölgeleri bulmaya çalışıyorlar.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

https://www.mayoclinic.org/tests-procedures/transcranial-magnetic-stimulation/about/pac-20384625

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4214363/


Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.