Turizm Bir Meslek Mi?

Ülkemizde sonu ”ci” ile bitenlerden meslek olmaz diye bir ön görü var. Bende kendisini turizmci olarak tanıtan biri olarak, ikilem yaşamıyor değilim. Bakıyorum da “modacı, turizmci, tesisatçı” diyen kişilere, meslekten çok kendini tanımlama şekli olmuş. O sektörün bütün karakteri bizim kişilik karakterimiz olmuş ya da bizim kişilik karakterimiz sektörün karakteri olduğu için orda var oluyoruz. Üzerine sık sık düşündüğüm bir ikilem.

Örnek vermek gerekirse; turizmin diğer meslekler gibi 9-6 mesaisi yok. 7/24 hizmet veren bir sektör. Bu yüzen özel hayat ve iş hayatı diye ayrım yapamıyoruz. İkisi iç içe girmiş durumda. Hafta sonumuz yok. İzin günlerimiz değişken. Çoğu zaman ilişkilerimizde sektör içinden oluyor çünkü sadece birbirimizi görüyoruz.

Bu kimlik ikilemini bir kenara koyup sektörü ele aldığımızda ise, doğudan batıya muazzam bir tarihi, iklimi olan nadir ülkelerden biriyiz. Turizm cenneti olarak adlandırabiliriz.

Akdeniz ve Ege’de kum, deniz ve güneş üçlüsü, Güneydoğu Anadolu’da kültür turizmi, doğal kaplıcalar ile sağlık turizmi. Marmara da boğazları ve eşsiz tarihi yerleri ile etkinlik sektörü. Kayak merkezlerimiz ile kış turizmi ülke konumdan dolayı havalimanlarının her türlü ülkeye uçuşu ile havacılık turizmi daha saymakla bitiremeyeceğim, turizmin her alanı olan bir ülkeyiz. Baktığınızda ülke ekonomisini ayakta tutar en büyük sektörlerden biriyiz. Bana kalırsa ilk sıradayız.

Biz turizmciler 14 yaşından itibaren meslek liseleri ile eğitime başlamış olup 20’li yaşlara kadar hem okuyup hem çalışan bir kesimiz. O yüzden hem uygulamalı hem teorik açıdan donanımlıyız. Yabancı dillerimiz, uluslararası geçerliliği olan sertifikalarımız var. Dünya insanı olma yolunda en büyük başlangıç noktası turizmci olmaktan geçiyor olabilir. Çünkü her kültürü öğrenip onları ülkemizde ağırlıyoruz. Müşteri devamlılığı olması açısından; Yahudisi, Ermenisi, İtalyanı, Arapları inceliyoruz. Ne yiyorlar? Ne içiyorlar? Ne severler? Hassas olduğu konular neler? Sağdan mı yoksa soldan mı servis yapılmalı ya kadar derine inen soruların cevaplarını buluyoruz. Onların kültürleri hakkında kitaplar okuyoruz. O yüzden çok kültürlü yetişiyoruz. Her yere entegre olabilme özelliğimiz bizi çok atik yapıyor. Biliyorsunuz ki bu dünyada hayatta kalanlar, değişime kolay adapte olanlardır.

Turizm sadece meslek olmanın dışında karakterinizi, genel kültürünüzü, hayata bakışınızı şekillendiren ve sizi devamlı besleyen, geliştiren bir sektör. Sanırım bu yüzden sadece meslek değil bütün hayatımız ve kendimizi tanımlama şeklimiz.

Bu sektöre girecekseniz eğer sürekli kendinizi geliştirmek zorunda olduğunuz ve değişimin hiç bitmeyecek bir süreç olduğunu kabul ederek girin. Kolay bir meslek değil çünkü sadece bir meslek değil.

Hazırlayan: Seda Doğan


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.