Beynimizin İçinde Oynayan Video Oyunları

Beynimizin İçinde Oynayan Video Oyunları

Yıllardan beri fizikçiler ve mühendisler nesnelerin dünyadaki davranışlarını anlamak için bilgisayar simülasyonları geliştirmeye çalışıyorlar. Deprem olmadan önce bir köprünün deprem sırasında ve sonrasındaki halini görmek istemez miydiniz? Süper Mario oyunlarında aslında bilmeden sürekli kullandığımız simülasyonlar hayatımızın her evresinde beynimizin içindeler. Resme bir daha bakın, oyunun bu bölümünde sarnıcın gelmesini sizin ona doğru koşma hızınıza bağlı atlamanızı ve benzeri birçok durumun simülasyonunu yapıyorsunuz. Video oyunları bir simülasyon ortamıdır ve şimdi simülasyonların dünyasına girip, ne olduğunu görelim.

Video Oyunları Oynarken Kafamızın İçinde Bir Dünya Yaratıyoruz

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde çalışan bilim insanları insanların fiziksel dünyayı anlamaya çalıştıklarında veya tahmin yürüttüklerinde aşağı yukarı herkesin aynı şeyi yaptığını söylüyor. Hepimiz bir olayın sonucunu merak ettiğimizde beynimizde o olayın simülasyonlarını yaratıyoruz. Araştırmacılar insan beyninin fiziksel dünyayı algılama mantığını modellemek için açık kaynak kodlu bilgisayar oyunlarının fizik motorunu kullandılar. Bu motor, video oyunlarını daha gerçekçi kılmak için fizik kanunlarını uygulayan bir yazılım. Örnek vermek gerekirse Angry Birds’ü ele alabiliriz. Fiziğin yatay atış ve serbest düşme gibi kanunlarının hayat geçirildiği Angry Birds’ün başarısının arkasındaki etmenlerden biri de bu.

Peter Battaglia ve ekibinin geliştirdiği video oyun tabanlı bilgisayar modeli insan beyninin fiziksel düşünme dünyasıyla daha önceki bütün çalışmalardan daha iyi eşleşme gösteriyor. Araştırmacılar deneyde katılımcılardan fiziksel kanunların uygulandığı bazı tahminler yapmalarını istiyor. Örneğin, rüzgâr hızlı eserse binanın çatısındaki taş düşer mi? Düşerse nereye düşer? Her seferinde katılımcıların yaptıkları tahminler bilgisayar tahminleriyle yakın çıktı ama gerçek dünyanın sonuçlarıyla o kadar yakın değildi.

Oyunlarda Yaptığımız Tahminler Doğru Çıkmayabilir

Bir binanın çatısından düşen tuğlanın 30 metre aşağıda tam olarak nereye düşeceğini bakara anlamak elbette çok zor. Bunun için insanlar çeşitli uzunlukta cetveller, hesaplama araçları icat etmişlerdir. Söz konusu video oyunları ise elinizde hiçbir araç gereç yoktur. Beyninize ve gözlerinize güvenmek zorundasınız. Geçmişe baktığımızda deprem esnasında evde ne olacağıyla ilgili yaptığımız tahminler sezgisel görünebilir. Çoğu bilim insanının ortak düşüncesine göre günümüzde insanlar dünyayı algılarken göz kararı yaptığı hesaplara, bir başka deyişle başparmak kurallarına, güveniyor.

Ele alınacak bir başka sorun da simülasyon hesaplarına güvenmenin ne kadar mantıklı olduğu. Her şeyden önce eğer kafamızın içinde bir fizik simülatörü varsa yüzyıllar boyunca onca fizik kanunu neden keşfedildi ve okullarda neden hala fizik kanunları okutuluyor (ya da okutulmuyor)? Cevabın bir parçası açık ve örtülü bilgi arasındaki farkta yatıyor. Bir kuş üniversitede aerodinamik dersi veremez ve bizim de yürümek için biyofizik dersi almamıza gerek yoktur ama örtülü bilgi sayesinde düşünmek ve yürümek için kesin kurallara ihtiyacımız yoktur.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

http://www.scientificamerican.com/article/the-video-game-engine-in-your-head/


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.