Wernicke Afazisi Nedir?

Wernicke Afazisi

Alman nörolog Carl Wernicke 1874 yılındaki hastaları akıcı bir şekilde konuşmalarına rağmen doktor hiçbir şey anlamıyordu. Aynı zamanda bu hastalar kendilerinin ne söylediklerini de anlamıyordu. Bu garip durum karşısında Wernicke yaptığı otopsi sonuçlarında hastalarının sol temporal lobunun içerisinde işitme bölgesine yakın alanlarda bir hasar olduğunu tespit etti. Bu bölge daha sonra bölge Wernicke alanı olarak kabul edildi.

Wernicke Alanı (22. Brodmann Alanı)

Wernicke alanı, günlük hayatımızın içinde kulak duyu organımız ile duyduğumuz sembollerin sinirler aracılığıyla birincil işitme alanına iletilmesinde daha sonra duyulan anlamlı sesleri dilsel kodlamaya çevirir ve anlamamızı sağlar. Wernicke alanının ön tarafı günlük hayatta duyduğumuz kelimeleri anlamamız da daha etkinken arka tarafı ise duyduğumuz cümleleri anlamamız da etkin olmaktadır. Aynı zamanda Wernicke alanı arkuat fasikül yoluyla Broca alanıyla sürekli bir ilişki içindedir. Bu yolla Wernicke alanı duyduğumuz ve anladığımız cümle, kelimelere cevap vermek için dil bilgisine uygun olarak oluşturulmuş cümle veya kelimeleri Broca alanına gönderir. Broca alanı da yüz, dil, nefes borusundaki kaslara sağladığı beceri işleviyle fiziksel olarak cevap vermemizi sağlar.

Afazi Nedir?

Yunanca’da konuşamamazlık anlamına gelen afazi genel olarak dil bozukluğu sendromu diyebiliriz. Kural olarak konuşmamızda etkin olan beyin lobu soldur. Bu yüzden afazi, beynin özellikle sol lobu dil şebekesi içerisinde meydana gelen etkilenmeler sonucunda ortaya çıkar. Burada meydana gelen hasarlar sonucunda anlamayı, ifade etmeyi ya da her ikisinde de bozukluklar meydana getirebilir.

Wernicke Afazisi

Wernicke alanını ve afaziyi öğrendiğimize göre Wernicke afazisi nedir onu inceleyelim. Wernicke afazisi aynı zaman da duyusal afazi olarak da bilinir. Wernicke alanı ses örüntülerinin oluşturulmasında etkin performans sergileyen birçok önemli bağlantının geçtiği bir kavşaktır. Bu yüzden burada meydana gelebilecek hasarlarda kişide hem şimdiki hem de geçmişteki işitsel anlamlara dayalı birçok performansını etkilenmektedir. Bu yüzden Wernicke afazisi olan hastaların anlama performansı ciddi şekilde bozulmuştur. Wernicke alanı birçok bağlantının geçtiği bir alan olduğu için Wernicke afazisi olan bireyler duyduğu sesleri anlayamaz, gördüğü yazıları okuyamaz ve ellediği cisimlerin adlarını söyleyemezler. Çünkü hastaların isimlendirme becerilerinde bozulmalar olduğu için uygun kelimeyi bulup söylemekte zorlanırlar. Bu hastalarda tekrarlama bozukluğu da görülür çünkü Wernicke alanı anlama merkezi olduğundan buradaki hasardan dolayı hasta etkin bir şekilde anlama becerisi gösteremediği için tekrarlayamaz. Bunlarla beraber bu hastalarda belirgin bir okuma ve yazma bozukluğu da ortaya çıkmaktadır.

Anlama becerileri bu kadar kötü olmalarına rağmen bu hastalar gayet normal bir şekilde konuşurlar telaffuzları iyi, kurdukları cümleleri oldukça uzun ve düzgündür. Hatta uzaktan dinlediğimiz zaman gayet normal bir konuşma olarak algılarız. Ancak yanlarına gidip dikkatli bir şekilde dinlediğimizde konuşmaları oldukça karışık ve çok anlamsızdır.

Sözcükler Karıştırılabilir

Hastalar konuşmalarında bir kelime yerine alakasız başka kelimeler kullanabilirler bu duruma sözel parafazi denir. Örneğin hastaya “Adınız nedir?”  diye sorulduğunda “Burada olmaktan mutluyum” diyebilir. “Hoş geldiniz” dediğimiz zaman “İyiyim siz nasılsınız?” diye cevap verebilirler. Bu hastalar bazen de anlamlı bir kelime oluşturmayan harfleri sesleri bir araya getirerek yeni kelimeler oluşturarak cevap verirler. Buna da neolojistik parafazi tarzında konuşmalar diyoruz. Örneklerle anlatmak gerekirse telefonu gösterip bu nedir diye sorduğumuz zaman “Sephe” ya da defteri gösterip ne olduğunu sorduğumuz da “Kalanal” gibi çok anlamsız cevaplar vermektedirler. 

Wernicke afazisi hastalara herhangi bir resim, fotoğraf gösterip burada ne gördüklerini sorduğumuz zaman ya sözel parafazi şeklinde ya da neolojistik parafazi şeklinde cevap verirler. Ne anlattıklarını ne demek istediklerini anlamakta güçlük çekeriz. Bu hastalar da genel olarak bir anlama bozukluğu olduğu için kendi dediklerini de duydukları halde anlamıyorlar. Bu yüzden yaptıkları hataların farkında değillerdir. Bu durumda onların kendilerini normal bir konuşma yaptıklarını düşündürür. Anlaşılmadıklarını fark ettikleri zaman kızabilirler.

Hazırlayan: Hüseyin Çalışkan

Kaynaklar

Oğuz Tanrıdağ. 2018. Temel Beyin Bilgisi

Oğuz Tanrıdağ. 2015. Davranış Nörolojisi

http://www.itfnoroloji.org/semi2/agnozi.htm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.