3 Ebeveyne Sahip Bebek Doğdu

3 Ebeveyne Sahip Bebek Doğdu

Dünya’da 3 ebeveyne sahip bir bebek doğdu ve şimdiden 6 aylık oldu bile!

New York’ta New Hope Doğum Merkezi’nde çalışan doktorlar  DNA değişim tekniğini kullanarak çaresiz bir çiftin çocuk sahibi olmasını sağladılar. Bu çocuk bilinen tüp bebeklerin aksine hem annenin hem de babanın genetik materyalini taşımasına rağmen mitokondriyel DNA’sını taşımıyor. Umutsuz çift böylece biyolojik olarak çocuk sahibi oldular. Çocuğun kromozomal DNA’sı asıl çiftimizden gelirken, mitokondriyel DNA’sı ikinci bir kadından geliyor. Üç ebeveynle dünyaya gelen bu bebek ip ipliği çekirdek aktarımı (spindle nuclear transfer) adı verilen teknikle doğan ilk bebek olma özelliğini taşıyor.

Reaktif Oksijen Türleri

Normal koşullar altında bebeğe aktarılacak 46 kromozomun 23’ü anneden, 23’ü ise babadan gelir. Buna ilaveten mitokondriyel DNA’da aktarılması gerekir. Anne karnında yumurta hücresi sonrasında zigot hücresi olacağından mitokondriyel DNA neredeyse her zaman anneden gelir. Spermin içindeki mitokondriler yumurta hücrelerine ulaşana kadar çok enerji harcarlar. Mitokondrilerdeki enerji üretimi yüksek olacağından dolayı elektron transfer zincirinde elektron kaçakları olur ve reaktif oksijen türleri oluşabilir. Bu reaktif oksijen türleri DNA’da mutasyona sebep olup bebeğin hayatını tehlikeye bile atabilir bu yüzden spermden gelen mitokondriyel DNA kullanılmaz. Yine de yapılan incelemeler 10,000’de 1 oranında sperm mitokondriyel DNA’sının zigota geçtiğini gösteriyor.

Araştırmacıların bu tekniği kullanmasının sebebi çiftin biyolojik olarak kısır olması değil annenin nadir bir mutasyon taşıyıcısı olmasıydı. Bu mutasyon hücrelerin mitokondriyel DNA’sının küçük bir bölümünde taşınır ve kişinin ölümcül nörolojik bir rahatsızlık olan Leigh sendromuna yakalanma ihtimalini oldukça artırır. Aslında anne sağlıklı bir bireydi ama daha önce iki çocuğu bu rahatsızlığa yakalanmış ve yenik düşmüştü.

2002’de Yasaklanmıştı

Bilim insanları eğer mitokondriyel DNA’yı farklı bir kişiden alabilirlerse bebeğin sağlıklı doğacağını öngördüler ve çalışmalara başladılar. Bundan önce 1990’larda üç ebeveynli bebeklerin doğması için öncü çalışmalar yapılmıştı ama hepsi 2002’de Amerika’da gelişimsel bozukluklar oluşabileceği endişesiyle yasaklanmıştı. Dünya çapında hala onlarca 3 ebeveyne sahip kişinin yaşadığı düşünülüyor.

2015’te İngilitere yeni bir DNA aktarım yönteminin zigot üzerinde kullanılmasına izin verdi. Bu protokolde döllenmiş yumurta hücresinin çekirdeği dönor (döllenmemiş) yumurta hücresine aktarılıyor ve anne rahmine de dönor embriyo yerleştiriliyor. Bu yöntemle oluşturulan 5 embriyodan biri hayatta kalmayı başardı. Ancak bu tekniğin Amerika’da onaylanmaması üzerine Zhang ve ekibi bunu “hiçbir kuralın olmadığı” Meksika’da yaptı.

Leigh Sendromu

Şu anda ise doğan çocuk erkek ve oldukça sağlıklı bir halde büyümeye devam ediyor. Annesinin mitokondriyel DNA’sının 1%’inden bile daha azını taşıdığı için hala ilerde Leigh sendromuna bağlı durumlar yaşama riski bulunuyor. Erkek olması dolayısıyla ilerde doğacak çocuğuna mutasyonlu mitokondriyel DNA bırakmayacak.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

http://www.medicaldaily.com/what-three-parent-ivf-technique-worlds-first-baby-born-using-dna-three-parents-399192

Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Çağlayan Taybaş

Bursa’nın bir ilçesi olan Karacabey’de 1992 yılında dünyaya geldi. İlköğretim ve lise öğrenimi Karacabey’de ve bir ara Bursa Erkek Lisesi’nde tamamlamış, üniversite eğitimi için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde (İYTE) 100% İngilizce Moleküler Biyoloji ve Genetik eğitiminin kurbanı olmuştur. Akademik hayatı boyunca İYTE, Ege Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü’nde stajlar yapmış olup gelişimsel sinirbilim, nöroloji, biyoinformatik, hesaplamalı kimya, immünoloji, bitki genetiği, mikrobiyoloji alanlarında projeler yürütmüştür. Üniversite hayatı boyunca 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapmış ve son yılında “Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar” adlı kitabını yayınlamıştır. Biyoinformatik ve hesaplamalı kimya laboratuvarlarında MATLAB, C, JAVA, Python, HTML, CSS öğrenmiş, zaman içinde kendini photoshop ve dreamwaver gibi programlarda da eğitmiştir. İleri düzey İngilizce, orta düzey Almanca ve başlangıç düzeyinde Japonca bilmektedir. Yazar ney üflüyor, beyin sporu olarak satranç oynuyor, beden sporu olarak bisiklet sürüyor. 2 sene boyunca İzmir’de Yavuz Akalın’dan ney dersleri almıştır ve İYTE Satranç ve bisiklet kulübünde aktif olarak hizmet vermiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.