Bilgileri Unutmak Belleğin Sağlıklı Çalışması İçin Gereklidir

Bilgileri Unutmak Belleğin Sağlıklı Çalışması İçin Gereklidir

Bilim insanları öğrendiğimiz bilgileri unutmak ile ilgili çarpıcı şeyler buldular. Unutmak aslında beynimizin işleyişi için gerekli olan bir eylemdir. Sürekli bir şeyler öğreniriz ve ihtiyacımız olmayan bilgileri unuturuz. Hepimizin unuttuğu anlar vardır, çoğu kez bir şeyleri unutma eylemi günümüzde negatif bir etki yaratabilir- hatta hayatlarımızda bile. Bazılarımız unutkan olmanın, beyin hasarının bir göstergesi olduğunu düşünür. Özellikle bilgiyi depolama ve saklama ile görevleri alanlarda. Bu da hafıza bozuklukları durumunda doğru olabilir, Toronto Üniversitesi’nden Kanadalı sinirbilimci, çoğumuzun aşina olduğu tipik unutkanlık anılarının aslında beynin bizi daha zeki yapma şekli olduğunu ve o anların bile hayatlarımızı daha iyi hale getirdiğini ileri sürüyor.

Unutmak Öğrenmeye Giden Yolda Önemli Bir Adım

Çalışma Neuron dergisinde yayınladı. Araştırmalar, beynin kasıtlı olarak bilgiyi unutmaya çalışmasının nedenine alternatif bir hipotez öne sürdü. Tamamen yeni bir çalışma alanı olmamasına, unutmanın nörobiyolojisi nispeten incelenmemiştir. Unutmak aynı zamanda öğrenmenin de temel bir parçasıdır. Bu yazımızdan konuyla ilgili ayrıntı bilgilere ulaşabilirsiniz. Ortak yazarlardan Blake Richards, NPR’den Andrea Hsu ile yaptığı görüşme sırasında açıkladı.

“Genel olarak, nörobilimdeki son 10 yılın odak noktasında ki soru, beynimizdeki hücrelerin bilgiyi depolamak ve bazı şeyleri hatırlamak amacı ile kendini nasıl değiştirdiği sorusu olmuştur. “

Araştırmalar beynin devasa miktardaki bilgiyi depolama kabiliyetinin, günlük hayatlarımız için gereksiz olan anıların muhafaza edilmesi ile engellenebileceğini buldu.

“Aslında onların (gereksiz anıların) gereksiz olduğunu tartışırdım fakat onlar günlük yaşamlarımızı yaşamak için zararlı olabilir.“ diyor Richard. Bilgi, gelişmemiz ve hayatta kalmamız için gerekli değildir, o zaman bunu beyin için tutmak gerekli değil.

Hafızalarımız, dünyada akıllıca hareket etmek, davranmak için kararlar vermemizde bize yardım ediyor. Richards açıklamaya devam etti: “Evrim hayatta kalma şansınızı en üst düzeye çıkarmak için çevreye uygun kararlar veren bir birey olup olmadığınıza önem verir.”

Hafıza ve Yapay Zeka

Araştırmacılar unutmanın aslında hafızanın bir işlevi olduğunu ileri sürüyor. İronik değil mi? Fakat bunun üzerinde düşündüğünüzde aslında baya mantıklı geliyor.

“Hafızanın amacı, karmaşık ve değişen bir dünya da akıllıca kararlar vermenizde size yardımcı olmaktır, o halde en iyi hafıza sistemi bir şeyleri unutan bir hafıza sistemi olacaktır. Dolayısıyla sağlıklı, düzgün işleyen bir hafıza sistemi, bir dereceye kadar unutkanlığı içerisinde barındıran bir sistemdir.“

Richard’ın hafıza ve unutkanlık üzerine yaptığı çoğu çalışmanın teorilerinin uygulanması yapay zekaya (AI) ve beynin nasıl öğrendiğine bağlıdır. Richard sözlerine şöyle devam ediyor; “Yapay zekanın dünyasında – veriyi uydurma (over-fitting) denilen bir fenomen vardır. Bir makinenin çok fazla bilgiyi sonuçlandırdığı yerde bu, makinenin akıllıca karar verebilme yeteneğini engeller.

Richard, unutmanın nörobiyolojisinin anlaşılması ile, dünya ile etkileşimli ve aynı insan gibi karar verebilen bir yapay zeka tasarlayabileceğimizi umuyor. Şanslıyız ki; bugünler de yapay zeka sistemi – ya da yapay sinir ağları- tıpkı insan beyni gibi davranan- yapmaya çalışmaya odaklanmış birçok çalışma var. Halen üzerinde çalışmakta olduğumuz önemli bir husus ise, yapay zekada bellek gelişimini nasıl kolaylaştıracağımızdır. İnsan hafızasının incelikleri ya da nüansları anlaşılması ile gereksiz bilgi ve hayatta kalabilmemiz için gerekli olan bilgi arasında ayrım yapabilecek bir yapay zeka tasarlamak mümkün olabilir.

Bu anonim bir yazıdır.

Kaynaklar

  1. https://futurism.com/neuroscientists-say-forgetting-things-may-be-an-essential-part-of-our-brain-function/
  2. http://www.npr.org/sections/health-shots/2017/06/23/534001592/could-the-best-memory-system-be-one-that-forgets
  3. https://en.wikipedia.org/wiki/Overfitting
Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Çağlayan Taybaş

Bursa’nın bir ilçesi olan Karacabey’de 1992 yılında dünyaya geldi. İlköğretim ve lise öğrenimi Karacabey’de ve bir ara Bursa Erkek Lisesi’nde tamamlamış, üniversite eğitimi için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde (İYTE) 100% İngilizce Moleküler Biyoloji ve Genetik eğitiminin kurbanı olmuştur. Akademik hayatı boyunca İYTE, Ege Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü’nde stajlar yapmış olup gelişimsel sinirbilim, nöroloji, biyoinformatik, hesaplamalı kimya, immünoloji, bitki genetiği, mikrobiyoloji alanlarında projeler yürütmüştür. Üniversite hayatı boyunca 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapmış ve son yılında “Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar” adlı kitabını yayınlamıştır. Biyoinformatik ve hesaplamalı kimya laboratuvarlarında MATLAB, C, JAVA, Python, HTML, CSS öğrenmiş, zaman içinde kendini photoshop ve dreamwaver gibi programlarda da eğitmiştir. İleri düzey İngilizce, orta düzey Almanca ve başlangıç düzeyinde Japonca bilmektedir. Yazar ney üflüyor, beyin sporu olarak satranç oynuyor, beden sporu olarak bisiklet sürüyor. 2 sene boyunca İzmir’de Yavuz Akalın’dan ney dersleri almıştır ve İYTE Satranç ve bisiklet kulübünde aktif olarak hizmet vermiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.