Ketojenik Diyet Nedir ve Hangi Durumlarda Yapılır?

Ketojenik Diyet Nedir ve Hangi Durumlarda Yapılır?

Pek çoğunuzun son zamanlarda kilo verme amacı olarak kullandığı fakat aslında bir tür tedavi yöntemi olan Ketojenik Diyet’i ve çeşitlerini, kimlere uygulanabileceğini göreceğiz bu yazıda.

Öncelikle Ketojenik Diyet (KD), yeterli protein, çok az oranda karbonhidrat ve yüksek miktarda yağ içerikli bir diyettir. Diyet hesabı yapılırken belli bir yağ, karbonhidrat ve protein oranı ile hesaplanır. Bu oran 4:1, 3:1, 2.5:1, 2:1, 1.5:1, 1:1 gibi değişebilir; pay kısmı yağı gösterirken, paydada ise kalan makro besinlerin toplamıdır. Bu orana karar verirken kişinin kanda veya idrardaki keton miktarı göz önünde bulundurulur. Buna doktor ve diyetisyenden oluşan bir ekip karar vermelidir.

Ketojenik Diyet Hangi Durumda Kullanılır?

Ketojenik diyetler, GLUT-1 transport yetersizliği, piruvat dehidrogenaz yetersizliği, mitokondriyal hastalıklar, Dravet Sendromu, Doose Sendromu, Rett Sendromu, Semptomatik Jeneraliz Epilepsi gibi hastalıklarda; son yıllarda da Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı, travmatik beyin hasarı, Beyin Tümörü/Kanseri, Tip 2 diyabet, depresyon, otizm gibi hastalıklarda da uygulanıyor.

Epilesi (Sara) hastalarında uygulanan ketojenik diyetlerde amaç, vücudun metabolizmasını glikoz yerine başlıca yağlardan enerji sağlayacak şekilde yönlendiren ve bu sayede de nöbet oluşumunu engellemektir. Yani, bu diyetlerin açlığı taklit edip vücutta öncelikli olarak yağların kullanımını sağladığını söyleyebiliriz.  Uluslararası Ketojenik Diyet Çalışma Grubu’nun Konsensus Raporu’na  (2009) göre 2 ya da 3 antikovulsan ilaç kullanıldıktan sonra başarısız olunan durumlarda erken zamanda diyete başlanması gerekir. Bu diyet sayesinde nöbet sıklığında azalma, uyanıklık, dikkat gibi durumlarda ise artma sağlanabiliyor.

Ketojenik Diyet Türleri

Tabii bu uygulanan diyete de bağlı. Ketojenik diyet kendi içinde 4’e ayrılıyor. Bunlardan ilki, uygulanması ve takibi en zor olan ama başarısı en yüksek olan ‘Klasik Ketojenik Diyet’. İkincisi, uygulanma bakımından daha rahat olan ‘MCT- Orta Zincirli Trigliserit Diyeti. Üçüncüsü ve sonuncusu ise alternatif diyetler olarak da geçen, Modifiye Edilmiş Atkins Diyeti (MAD) ve Düşük Glisemik İndeksli Diyet.

Nöbetleri durdurmada etkin bir başarısı olan bu diyetin, yüksek yağ kullanımına bağlı olarak bazı yan etkileri bulunmaktadır. Tedavi süresi ortalama 3 yıl (pratikte hastanın durumuna bağlı olarak değişiklik gösterebilir) olan bu diyet, kişide asidozis (sürekli olarak yağ asidi almaktan dolayı vücut ph değişimi), ağırlık kaybı, bulantı-kusma, ishal, hipoglisemi, hiperlipidemi, reflü riski, anemi, lökopeni, enfeksiyona yatkınlık gibi yan etkilere neden olabilir.

Diyet Doktor Kontrolünde Yapılmalı

Diyetin yapılmasına karar verme, izlem, her türlü ekstra işlem doktor ve diyetisyen takibinde olmalıdır. Ketojenik diyet, aynı kullanılan ilaca verilen önem gibi, hem takibinde hem de uygulanışında kimseye göre değişmemelidir.

Çocuklarına ketojenik diyet uygulayan aileler için Charlie Foundation, Chef Neil, Matthew’s Friends’in internet sitelerinden takibi yapılabilir, tarifler uygulanabilir. Aynı zamanda Ketojenik Market de, bu tür ürünleri bulunduruyor.

Hazırlayan: İrem Yakışıklı

Kaynaklar
  1. https://www.charliefoundation.org/
  2. https://www.ketojenikmarket.com/
  3. https://www.facebook.com/chefneill/
  4. http://www.matthewsfriends.org/keto-kitchen/
  5. https://www.amazon.co.uk/Ketogenic-Diets-Treatments-Epilepsy-Disorders/dp/1936303108
Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.