Yara izleri Tamamen İyileştirilebilir

Yara izleri Tamamen İyileştirilebilir

Biz her gün bir yerimizi yaraladıkça bilim de bu yaraları iyileştirmek ve izlerini silmek için gücüyle çalışıyor. Önceki yazımızda araştırmacıların antibiyotik özellikli örümcek ipeğini kullanarak yaraları nasıl hızlıca iyileştirdiğini yazmıştık. Amerika’da Pennsylvania Üniversitesi’ndeki bilim insanları şimdi yara izleri nasıl tamamen yok edilir bunun bir yolunu buldu: Yağ hücrelerini kullanmak!

İnsan vücudunda çok sayısız türde hücre var. Hangisinin ne işe yarayacağını kestirmek çok zor ama bir hücre türü hiç ummadığınız bir işe yarayabiliyor. Şişmanlayıp giysilerimizin içine sığmamızı imkansız hale getiren yağ hücreleri, cildimizdeki yara izleri konusunda bize yardımcı oluyor. Onları kapatıyor! Bu işlemi nasıl gerçekleştirebiliriz? Adiposit adı verilen yağ hücreleri normalde deride bulunurlar ama bir yerimiz kesildiğinde veya benzer şekilde yaralandığında yok oldukları için o bölgede iz kalır. Bilim insanları iyileşen bir yarada hangi hücre tipinin en çok bulunduğunu araştırdı ve miyofibroblastların en yaygın hücreler olduğunu gördü. Yara izinin oluşmasından miyofibroblastların sorumlu olduğu düşünülüyor. Yara izleri bulunan bölgede kıl folikülleri de bulunmuyor bu yüzden o bölge çorak arazi gibi görünüyor ve çok dikkat çekiyor. Araştırmacılar miyofibroblastların özelliklerini incelediler ve buradan yola çıkarak onları yağ hücrelerine dönüştürmeyi başardılar. Bu hücre dönüşümü sonrasında yara izleri de kendiliğinden kayboldu.

Kıl Folikülleri Onarılırsa Yara izleri İyileşebilir

Araştırma ekibinin lideri Dermatoloji Profesörü Dr. George Cotsarelis’e göre yaralı bölgeye gerekli işlemleri uygularsak yara izinin kalmasını engelleyerek derinin kendini yenilemesini sağlayabiliriz. Yara izleri olan bir bölgede ilk yapacağımız iş kıl foliküllerini hedef almaktır. Kıl foliküllerini onardıktan sonra bu buradan gelen sinyallere yağ hücreleri otomatik olarak yanıt verecekler ve yara izini onaracaklar.

Çocukken baş parmağımı teneke ile kesmiştim ve yıllardır bu yara iziyle yaşıyorum. Çok kötü bir iz değil ama insanın yine de canını sıkıyor. Asıl sorun yüzlerinde tırnak izleri, sivilce izleri (belki bıçak izi) taşıyan kişiler. Bu araştırma onların sorunlarını %100 çözüyor.

Araştırmacılar kıl foliküllerinin tedavi edildiğinde hangi sinyalleri gönderdiğini ve yağ hücrelerini buraya nasıl çektiğini merak etti. Yoğun araştırmalar neticesinde kemik morfojenik protein adlı bir faktör keşfedildi. Bu faktör miyofibroblastlarla etkileşime girdiklerinde onların yağ hücresine dönüşmelerini emrediyor. Normal koşullar altında miyofibroblastlar başka bir hücre türüne dönüşme kabiliyetine sahip değiller. Ancak bu hücreleri tetiklemenin bazı yolları var. Kemik morfojenik proteinlerle yan etkisi olmadan etkili bir şekilde yağ dokusu oluşturabiliyor.

Dokunun İşlevselliğini Kazandırmak Kolay Değil

Ekibin yaptığı keşif muazzam olmasına rağmen deneylerin hâlâ devam ettiği ve insanlarda denenmesi için bir süre beklenmesi gerektiğini söylemeliyiz. Bir hücreyi başka bir hücre türüne dönüştürmek kolay bir iş değil. Kısa ve uzun vadeli etkilerin hesaplanması ve hücrelerin başka maddelerle etkileşime girdiğinde olası sonuçların öngörülmesi gerekiyor.

Şu anda bilim insanları bu işlemi laboratuvarda fare ve insan deri örneklerinde uyguluyor. İnsanların yaralı dokularındaki kıl foliküllerinin tekrar etkinleştirilmesi ve işlevlerinin geri kazanılması hiç kolay bir iş değil. Eğer bunun hızlı ve etkili bir yolunu bulursak dünyadaki bütün yara izlerine elveda diyebiliriz.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar
  1. https://futurism.com/the-end-of-scars-scientists-discovered-how-to-regenerate-human-skin/
  2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/28059714

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.