Yaratıcılık Uyku ile Geliştirilebilir

Yaratıcılık Uyku ile Geliştirilebilir

Çoğu şair ve yazar uyandıktan sonraki ilk dakikalarını verimli bir şekilde kullanır ve bu zamanlarda hemen işine koyulur. Peki, gerçekten uyandıktan sonraki ilk dakikalar hayal gücümüzün en etkin olduğu zamanlar mı? Yaratıcılık bu saatlerde mi sahneye çıkar? Sabah 6’da uyandığınızda beyninizin bir yarısı hala uykudayken hayal gücünüz çok yüksek olabilir mi? Berkeley’de California Üniversitesi’nde çalışan Matthew Walker uykunun yaratıcılık ile ilgili olduğunu ve beyinde sıra dışı bağlantıları güçlendirdiğini anlatan bir çalışma yayınladı.

Rüyalar Hayal Gücümüzün Zirve Noktasıdır

Zihnimizin uykudaki durumunu en iyi anlatan şey şüphesiz rüyalardır. Rüyalarımızın çoğunu unutsak da bilinen en kesin gerçek 99%’unun tuhaf olduğudur. Rüyalarda algılar çok farklıdır. Trende olduğunuzu görürsünüz ama uçakta hissedebilirsiniz. Rüya esnasında beynimizin hayal gücünün bize neler göstereceğinin, hissettireceğinin sınırı yoktur. Rüya gören kişi için bütün nesnelerin bir anlamı vardır çünkü rüyada bilinçaltımızda saklı olan şeyler ortaya çıkar ama rüyanızı birine anlattığınızda hiçbir şey anlamama olasılığı yüksektir. Yani uyku beynimizi durdurmuyor ve hayal gücümüz çalışmaya devam ediyor.

Hipnopompik Durum

Hipnopompik durum adı verilen uyku sonrası durgunluk evresi yaratıcılık ve uyku sersemliğinin birleştiği yer. Ancak bu çok kısa sürüyor çünkü tam uyanma gerçekleştikten sonra bilinç tüm kontrolü ele alıyor. Günlük rutin işlerimizi yapmamıza, plan kurmamıza odaklanıyor ve haliyle yaratıcılık yerini monotonluğa bırakıyor. Bu durum hayal gücümüzü kısıtlıyor ancak günlük hayatımızı devam ettirebilmemize olanak sağlayan şey de bu. Sürekli hayal kurarak yaşayamayız.

Çalışmada katılımcılara A, B, C, D, E, F kartları çiftler halinde verildi. Deneme yanılma yöntemiyle katılımcılara bu kart çiftleri arasında bir hiyerarşi olduğu öğretildi. Katılımcılara A’nın B’nin üstünde, B’nin C’nin üstünde, C’nin D’nin üstünde, D’nin E’nin üstünde ve E’nin F’nin üstünde olduğunu bilmeleri ve kartları buna göre seçmeleri öğretildi. Araştırmacılar bunlara öncül çiftler adını verdi. Katılımcılar kartlar arasındaki hiyerarşiyi öğrenirken, onlara A’nın B’den iyi olduğu ya da B’nin E’den iyi olduğu öğretilmemişti. Hiyerarşiyle gelen bu gizli sıra ilişkisi Walker tarafından anlam çıkarım çifti olarak tanımlanıyor ve yaratıcılığı çalıştıran bir etken olarak görev yapıyor.

Öncül çiftleri öğrendikten sonra teste tabi tutulan katılımcılar öncül çiftlerin 90%’nını doğru yaparken, anlam çıkarım çiftlerin 50%’sini doğru yapıyor. 12 saat sonra tekrarlanan testte katılımcılar öncül çiftlerin yine 90%’ının doğru yaparken bu sefer anlam çıkarım çiftlerinde başarı oranı 75%’e yükseliyor. 12 saat içinde ne oldu? Beyne tanınan zaman onun kendi içinde işlem yapmasına ve bağlantılar arasındaki ilişkinin daha iyi çözümlenmesine olanak tanıdı.

Yaratıcılık Uyandıktan Sonraki İlk Dakikalarda Çok Aktif

Deney bununla bitmiyor, ikinci aşamada iki katılımcı grubu var. Birinci grup ilk testi sabah ikinci testi 12 saat sonra akşam yaptı. İkinci grup ilk testi akşam ikinci testi 12 saat sonra sabah uyandıktan sonra yaptı. İki grup da öncül kartlarda eşit oranda başarı gösterdi. Ancak anlam çıkarım çiftlerinde gece uyuyan ikinci grup 93%’lük bir başarı sergilerken birinci grubun başarı oranı 70%’lerde kaldı.

Beyinde yeni bağlantıların kurulması için bir süre gerektiği çok açık ve bunun uyku esnasında olması verimi arttıran etkenlerden bir tanesi. Uykudan uyandıktan sonraki dakikalarda yaratıcılığımızın üst seviyelerde olmasının nedenlerinden bir tanesi beynimiz günlük hayatın sorunlarıyla pek uğraşmayıp kendini hayal âlemine bırakması olabilir. Eğer şiir yazıyorken eksik bir şeyler kaldıysa biraz uzanın ve gözlerinizi kapatın.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar
  1. http://www.bbc.com/future/story/20131205-how-sleep-makes-you-more-creative
  2. Ellenbogen J, Hu P, Payne JD, Titone D, Walker MP. Human relational memory requires time and sleep. Proc Natl Acad Sci USA 2007

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.