Yaygın Kaygı Bozukluğu

Yaygın Kaygı Bozukluğu

Yaygın kaygı bozukluğu, neredeyse her şey hakkında aşırı veya gerçekçi olmayan endişelere kapılmak veya kötü bir şeylerin olacağını hissetmekle karakterize edilir. Bu kaygılı hisler en az 6 aylık bir süre boyunca, günün büyük bir kısmında meydana gelir.

Yetişkinlerin aşağı yukarı %5’i yaygın kaygı bozukluğu bulunduğunu bildiriyor. Kadınlar (%6.6) erkeklere göre (%3.6) neredeyse iki kat daha fazla yaygın kaygı bozukluğu bildiriyor. Ayrıca kadınlarda yaş ilerledikçe kaygı bozukluğu bildirimleri artarken erkeklerde bu oran yaşlılık ile beraber azalıyor. Araştırmacılar bu farklılığın kadınların hamile kalmak, doğum yapmak ve çocuk yetiştirmek üzerine kaygıları ile ilgili olabileceğini öne sürüyor.

Yaygın kaygı bozukluğu hem psikolojik hem fizyolojik belirtiler içerir. Psikolojik belirtilerin arasında kolay sinirlenebilirlik, konsantre olma zorluğu ve gerçekleşmekte olan olayla orantısız olan kaygıyı kontrol edememe bulunuyor. Sürekli endişelenme yüksek oranda strese yol açar veya sosyal, meslek ile ilgili veya diğer alanlarda işlev görmeyi engeller. Fiziksel belirtiler arasında huzursuzluk, kolay yorulma, terleme, yüz kızarması, çarpıntı, uykusuzluk, baş ağrısı ve kas ağrısı bulunuyor.

Tedavi

Bu rahatsızlık çoğunlukla psikoterapi ile ilaçlı veya ilaçsız olarak tedavi ediliyor. Amerika’da en sık yazılan ilaçlar benzodiazepin olarak bilinen gruba dahil olan alprazolam ve diazepam gibi ilaçlardır. Makul dozlarda alınan benzodiazepin genellikle alışkanlık yaratmaz. Ancak yüksek dozda alınması durumunda bu ilaçlar alışkanlık yapar ve yeni öğrenilmiş bilgilerin hatırlanmasını engeller.

Araştırmacılar yaygın kaygı bozukluğu için psikoterapi veya ilaçla tedavi gören hastaların aşağı yukarı %40-50’sinin 6 ay ila bir yılın ardından belirtilerden tamamen arındığını bildiriyor.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Yazıyı beğendiyseniz 5 yıldız verebilir misiniz?

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.