Yoga ve Meditasyon Yapmak Beyni Geliştiriyor

Yoga ve Meditasyon Yapmak Beyni Geliştiriyor

Günden güne yaygınlaşan yoga zihinsel yararlar sağlıyor gibi görünüyor, örneğin kişiyi sakinleştiriyor ve daha zinde bir beyne sahip olmasına imkân sağlıyor. ABD’de Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Ulusal Araştırma Merkezi’nde çalışan Chantal Villemure ve Catherine Bushnell çok önemli sonuçlara ulaştı. Düzenli yogayla ilgilenen kişilerin beyinlerindeki gri madde miktarının yapmayan kişilere göre daha fazla olduğunu tespit ettiler. Manyetik rezonans görüntüleme tekniğini kullanarak araştırmalarını yürüten Villemure yoganın daha fazla uygulanmasıyla beyindeki gri madde miktarının da arttığını söylüyor.

Bilimsel literatürde yer alan araştırmalara göre 8 haftalık farkındalığı artırmayı hedefleyen meditasyon eğitimi amigdalayı küçültüyor. Amidgala beyinde “savaş ya da kaç” tepkisini yöneten ve başta korku olmak üzere duyguların yorumlanması ve işlenmesinden sorumlu bölgedir. Amigdalanın duyguların yorumlanmasından sorumlu olması onu bir numaralı stres üretici beyin bölgesi konumuna getiriyor. Amigdalanın meditasyon vasıtasıyla küçültülmesi ise beyinde stresi önleyici bir etki yaratıyor.

İleri Okuma: Vücudumuzun Savaş ya da Kaç Mekanizması

Yoga ve Meditasyon Alışkanlıkları Kırmada Çok Yardımcı Oluyor

Meditasyon, alışkanlıkları kırmak konusunda da çok etkili bir araç olma özelliği taşıyor. Alışkanlıkların nasıl oluştuğu ve beyinde hangi nöral ağlar vasıtasıyla etkin oldukları başlı başına bir araştırma konusudur. Beyinde bir bilginin öğrenilmesi bazal ganglia ve prefrontal korteks bölgelerinin koordineli ve senkronize çalışmalarını gerektirir.

İleri Okuma: Prefrontal Korteks

Bazal ganglianın beyindeki temel görevleri arasında öğrenme dışında hareket kontrolü ve beynin ödül mekanizmasındaki rolü gelir. Prefrontal korteks ise dikkat, karmaşık düşünme, karar verme gibi beynin bilişsel işlevlerinden sorumlu adeta bir orkestra şefi gibi davranır. Bir davranışın beyinde alışkanlığa dönüşmesi için beynin o davranış yapıldığında dopamin salgılayarak kendini ödüllendirmesi gerekir. Mezolimbik yoluna ulaşan her dopamin molekülü yüzünden prefrontal korteks baskılanır.

Şimdi basitçe örneklendirerek resme geniş açıdan bakalım. İlk kez arkadaş ortamında birisi size sigara veriyor ve siz sigara içerken yaptığınızın yanlış olduğunu biliyorsunuz. Ancak dopamin nöronlarınız harekete geçtiğinden salgılanan dopamin prefrontal korteksi baskılıyor. Bu yüzden de karar verme süreçlerinizde aksamaya neden olarak hata yaptığınız gerçeğini göz ardı etmenize neden oluyor. Aslında insanların kötü alışkanlıklarına bahane bulmalarının da altında çoğunlukla bu biyolojik mekanizma yatar. Zamanla bu davranışınızdan sorumlu nöral ağ dopaminin ve keyif algısından sorumlu başka bir hormon olan serotonin varlığında daha güçlenecektir. Bunu takiben davranışlarınız önce alışkanlık, sonrasında ise bağımlılık haline dönüşecektir.

Yoga Yapmak Beynin Hacmini Büyütüyor

Yogilerin beyinlerinin beden duyu korteksi (vücudun zihinsel bir haritasını içeren bölge), süperior paryetal korteks (dikkat ile ilgili bölüm), görsel korteks bölgelerindeki hacim daha fazladır. Villemure’nin araştırmasına katılan kişilerin beyinlerinin hipokampüs, prekuneus ve posterior singulat korteks (öz farkındalık için gerekli olan bölgeler) bölgeleri de normale oranla daha büyüktü. Tüm bu beyin alanları yoganın gerekliliği olan çalışma ilkeleri tarafından geliştirildiği düşünülüyor. Batı yoga uygulamalarına bağlı kalınan araştırmada katılımcılar zamanlarının 70%’ini fiziksel duruşa, 20%’ini meditasyona ve 10%’unu nefes egzersizlerine ayırdı.

İleri Okuma: 40 Günlük Meditasyonun Sonucu

Elde edilen sonuçlara göre kısa süreli yoga egzersizleri bile kişilerin hem vücut farkındalıklarını hem de düşünce bazında kendilerini geliştirmelerine olanak sağlayabiliyor. Belki de arada sırada antik çağlardan kalma yogayı yapmasak da kendimize zaman ayırıp nefes egzersizleriyle ve meditasyonla beynimize gereken önemi vermeliyiz. Amit Ray’ın dediği gibi “Egzersiz hareketlerden oluşan bir düzyazı gibidir, oysaki yoga bir şiirdir. Yoganın dilbilgisini anladığınızda hareketlerinizle şiir yazmaya başlayabilirsiniz.”

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

http://www.scientificamerican.com/article/how-yoga-changes-the-brain/


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.