Bağırsak Mikrobiyotasının İyileşmesi İle Otizm Gerileyebilir

Bağırsak Mikrobiyotasının İyileşmesi İle Otizm Gerileyebilir

Otizm spektrum bozukluğu (ASD), çeşitli belirti ve davranışlarla kategorize edilen bir grup gelişimsel bozukluktur. Son istatistikler göre her 68 çocuktan 1’i veya 1.000’de 14.7’si otistiktir. Ebeveynlerin farkındalığı arttıkça bu sayı artmaya devam ediyor. ASD’yi tedavi etmenin yeni bir yöntemi Arizona State Üniversitesi , Ohio State Üniversitesi ve Minnesota Üniversitesi’nden araştırmacıların oluşturduğu bir ekip tarafından araştırılıyor.

Otizm Nedir?

Otizm anormal sosyal etkileşim, sözlü ve sözlü olmayan iletişim, kısıtlı ve tekrarlayan davranış ile karakterize edilir. Ebeveynler otizmin belirtilerini genelde çocuklarının ilk 2 yılında farkederler. Bu belirtiler yavaşça gelişir ve genelde 3 yaşından önce net bir şekilde tespit edilebilir. Otizmin kalıtımsal yönü oldukça güçlü olmasına rağmen çevresel etkenler de göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür. Örneğin annenin hamilelikteki beslenme şekli çocuğun otizm olma riskini artırabilir veya azaltabilir. Bu rahatsızlık sinaps ve nöronların organizasyon ile işlevlerini değiştirerek beynin bilgi işleme süreçlerini etkiler. Dünyada pek çok kişi otizmin bir rahatsızlık olarak değil bir farklılık olarak ele alınması gerektiğini savunuyor.

İleri Okuma: Otizm Nedir?

Bakteri Aktarımı ile Otizm İyileştirilebilir

Otizm ile bağırsak mikrobiyotası arasında bir ilişki olduğu geçmiş çalışmalarla zaten desteklenmekte ancak bu ekip otistik olan çocukların bağırsak mikrobiyotasını, otistik olmayan çocukların bağırsak mikrobiyotalarına benzetmeye çalıştı. Araştırmacılar fekal mikrobiyom transplantasyonu ile hastalığın belirtilerini hafifletebileceklerini düşünüyor.

Çalışma otistik 7 ile 16 yaşları arasında 18 çocuğu içeriyor. Her çocuk antibiyotik, bağırsak temizliği ve günlük fekal mikrobiyal transplantasyon içeren 10 haftalık bir tedaviye katıldı. Newswise‘ta yayınlanan rapora göre, bu tedavinin sonucunda sindirim sistemi belirtilerinde %80 ve otizm ile ilişkili sosyal beceriler ve uyku alışkanlıkları gibi davranışlarda %20-25 oranında iyileşme gözlemledi. Ayrıca tedavi bittikten sonra bile nakledilen bakterilerin bazılarının bağırsak florasında kalmaya devam etmesi çalışmanın en umut verici yönlerinden biriydi.

İleri Okuma: Bağırsaktaki Bakteriler Alzheimer Hastalığında Rol Oynuyor

Mikrobiyota ile Hastalıklar Arasındaki İlişkinin Aydınlatılması Gerekiyor

Araştırmacılar, tedavinin ASD’den etkilenen tüm çocuklara ulaşana kadar uzun bir yolu olduğunun farkında ama yine de iyimserler. California Üniversitesi’nden Microbiyom İnovasyon Merkezi Müdürü Dr. Ron Knight, bu çalışmanın mikrobiyota-hastalık ilişkilerinin aydınlatılması ile hastalıkların daha ortaya çıkmadan tedavi edilebilmesi adına çok önemli bir adım olduğunu söylüyor.

Tedavinin onaylanması için FDA’ya (U.S. Food and Drug Administration-Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) sunulmadan önce ek testler yapılacak. Çalışmanın liderlerinden biri olan Northern Arizona Üniversitesi’nden Greg Caporaso, “Bir sonraki aşamada, çift kör, plasebo kontrollü bir deney yapacağız ve bu da pazara sunulabilecek bir tedaviyi geliştirme yönünde bir sonraki adım olacaktır.”diyor.

Hazırlayan: Serap Kaya

Kaynak

Christensen DL, Baio J, Van Naarden Braun K, et al. Prevalence and characteristics of autism spectrum disorder among children aged 8 years—Autism and Developmental Disabilities Monitoring Network, 11 sites, United States, 2012. MMWR Surveill Summ 2016;65(No. SS-3): 1 -23.