İdrar Testi ile Mesane Kanseri 10 Yıl Önceden Teşhis Edilebilir

Kanser 21. yüzyılda hala çok fazla can alan bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. Çok umut verici klinik araştırmalar olmasına rağmen mesane kanseri gibi bazı kanser türlerinde hayatta kalma oranı çok yüksek değil. Kanserin tedavisinde en önemli basamaklardan birisi erken teşhistir. Maalesef klinik bulgular görüldüğünde kanser vücuda çoktan yayılmış oluyor. Araştırmacılar şimdi bir idrar testi ile mesane kanserini klinik bulgulardan 10 yıl önce teşhis etmeyi hedefliyorlar.

Dünya Sağlık Örgütü’nün Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) idrardaki bir biyobelirtecin mesane kanseri için çok etkili bir tahmin yöntemi olarak kullanılabileceğini öne sürüyor. Bu biyobelirtece bakarak doktorlar klinik bulgulardan 10 yıl önce mesane kanserinin başladığını görebilirler. Böyle bir şeyin olması halinde kanser dokuya yayılmadan hemen müdahale edilerek hastalığı başlamadan bitirebiliriz.

Mesane Kanseri Zor Bir Hastalıktır

Mesane kanseri çok zor bir hastalıktır. Erken evrelerinde bile doktorlar için zorlayıcıdır. Şu an onkologların elindeki en iyi teşhis araçları fiziksel muayene ve görüntüleme yöntemleridir. Özellikle sistoskopi yoluyla hastanın mesanesi incelenerek hastada mesane kanseri var mı diye bakılır. Şimdi ise bir idrar testi ile sonuçları çok daha erkenden alabiliriz. Şu an klinik olarak uygulanamasa da laboratuvarda yapılan testler çok olumlu sonuçlar verdi. Biyopsi ve sistoskopi gibi görüntüleme yöntemlerinin yanında basit bir idrar testi ile hastalığın teşhisi çok pratik kalıyor. Böylece hem sağlıklı insanlar hem de kanser hastalarının durumları çok hızlı test edilebilir.

Birkaç yıl önce araştırmacılar telomeraz revers transkriptaz geninde (TERT) meydana gelen mutasyonların mesane kanserinde çok fazla olduğunu keşfettiler. Bu TERT genindeki mutasyonlar idrardan da tespit edilebiliyor. Mesane kanseri hastalarının idrarlarında TERT geni mutasyonları tespit edildiğinde araştırmacılar mesane kanserinin başlamış olduğunu düşünüyorlar. Ancak şimdiye kadar bu biyobelirtecin çok etkili bir tanı yöntemi olduğu kesinleşmedi.

14 Yıllık Bir Proje

IARC’ta çalışan bilim insanları biyobelirtecin ne kadar etkili olduğunu araştırmak için İranlı bir araştırma ekibi ile beraber çalıştılar. Ünlü tıp dergisi Lancet’e bağlı olan EbioMedicine adlı dergide Şubat 2020’de yayınlanan çalışma için araştırmacılar 2004 yılında işe giriştiler. Aradan geçen 14 yıl boyunca 50.000’den fazla sağlıklı insan tarandı. Katılımcıların kan, idrar, saç ve tırnak örnekleri toplandı.

50.000’den fazla katılımcının örneklerin oluşan veri tabanı ilerleyen yıllarda hasta olanlar ile olmayanlar arasındaki farkın ortaya konmasında çok yardımcı olacaktı. Bu denli kitlesel bir çalışmayı yapmak kolay değildir. 50.000 insanın kan örneğini topluyorsunuz ve 14 yıl boyunca saklıyorsunuz.

İdrar Testi ile TERT Mutasyonları Araştırılıyor

Araştırma esnasında 38 kişide mesane kanseri görüldü ve bu kişilerin %46,7’sinin TERT geninde mutasyon tespit edildi. Buna karşılık kontrol grubu olarak ayrılan kanser taşımayan 152 kişide TERT mutasyonları yoktu. Araştırmacılar idrar testi ile TERT mutasyonlarının tespitinde önemli bir adım atmış oldular. İlk defa mesane kanserinin erken teşhisinde TERT mutasyonlarına dayanan invazif olmayan bir yöntem deneniyordu.

Araştırmacıların ortaya koyduğu ilk bulgular çok umut verici. Şimdi farklı popülasyonlar ile bu çalışmanın desteklenmesi ve TERT genindeki mutasyonların işe yararlılığının daha fazla test edilmesi gerekiyor. Özellikle idrar testi ile tanı koymanın klinikte kullanılmadan önce iyice doğrulanması ve akıldaki tüm soru işaretlerinin giderilmesi elzem öneme sahiptir. Eğer TERT mutasyonları ile mesane kanserinin tanısı erkenden konulabilirse bu inanılmaz derecede faydalı, basit ve ucuz bir test olacak.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

https://www.thelancet.com/journals/ebiom/article/PIIS2352-3964(20)30018-9/fulltext


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an PRA Health Sciences şirketinde Johnson & Johnson'a bağlı olarak kilnik araştırma asistanı olarak çalışıyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Şu an latin danslarına çok ağırlık verdim. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.