Probiyotik Nedir ve Sağlığımızı Nasıl Etkiler?

Probiyotik Nedir ve Sağlığımızı Nasıl Etkiler?

Son yıllarda bir probiyotik, prebiyotik furyası aldı başını gidiyor. Sağlığınız ve bağırsak sisteminizdeki bakteriler için herkes probiyotikleri tüketmeyi öneriyor. Ancak bir durup düşünelim ve sorgulayalım. Probiyotik nedir? Probiyotikler sağlığımız için gerçekten bu kadar faydalı mı? İki farklı çalışma probiyotiklerin sanıldığı kadar çok faydası olmadığını ortaya çıkarıyor. Vücudunuza aldığınız her faydalı bakteri hemen bağırsaklarınıza yerleşip size hizmet etmeye başlamaz. Birçok kişi antibiyotik aldıktan sonra bağırsak florasını tekrar düzenlemek için probiyotiklere yükleniyor. Ancak bu uygulama yarardan çok zarar getirebilir.

Kimisi yoğurdun içinde tüketiyor, kimisi hap şeklinde tercih ediyor. Nasıl olursa olsun probiyotikler günden güne popülaritelerini artırıyorlar. Probitotik nedir ne değildir bilmeden herkes kafasına göre kullanıyor. Probiyotiklerin amacı sindirim sisteminde sağlıklı bakterilerin yerleşmesini sağlamaktır. Bu şekilde bakteriler ile sağlığı iyileştirmek ve hastalıkları engellemek hedeflenir. Her şey beklendiği gibi gidip probiyotikler hedefi on ikiden vurabilecekler mi?

Probiyotik Nedir ve Ne Kadar Etkilidir?

Weizmann Bilim Enstitüsü’nde Eran Elinav bilimsel kanıtlara itibar etmemizi söylüyor. Probiyotikler konusunda da her kafadan bir ses çıkmaması gerekiyor. Uzmanlar çıkarları doğrultusunda değil kanıtlar doğrultusunda hareket etmeliler. Elinav ve ekibi probiyotiklerin ne kadar etkili olduğunu yakından incelediler. Araştırmacılar önce yoğurtta ve diğer besinlerdeki mikroorganizmaların sindirim sistemine yerleşip yerleşmediğine baktılar. Eğer yerleşiyorlarsa da bunun sağlığı nasıl etkilediğini araştırdılar.

Araştırmada 15 sağlıklı kişiye kolonoskopi yapıldı ve bağırsak floralarından bakteri örnekleri alındı. Alınan örnekler analiz edildi ve tüm bakteri kolonileri bir bir tespit edildi. Şimdi sağlıklı insanlarda hangi tür bakterilerin olması gerektiğini biliyoruz. Çalışmadaki katılımcılar iki gruba ayrıldı. Bir gruba karışık bakterilerden oluşan bir probiyotik verildi. Diğer gruba ise sadece plasebo verildi. Plasebo ve probiyotikleri alan katılımcıların sindirim sisteminde iki ay boyunca neler olduğu gözlendi. Ekip ilginç sonuçlara ulaştı. Bazı kişilerde probiyotiklerin içindeki mikroorganizmalar bağırsaklara yerleşirken bazılarında yerleşmedi. Neden mikroorganizmalar sadece bazı kişilerde bağırsaklara yerleşti. Araştırmacılar bunun temel nedenini araştırırken genetik yapının çok önemli olduğunu buldular. Bakterilerin bağırsaklara yerleşmesi sindirim sistemi hücrelerinin genetiğine bağlıydı. Bu yüzden her probiyotik her insan da aynı etkiyi yaratmıyordu.

Her Bakteri Bağırsağa Yerleşmeyebiliyor

Bilim insanları gönüllülerin dışkılarını incelediklerinde herkeste bakteri bulamadılar. Bazı kişilerde probiyotikler ile gelen bakteri dışkıda görünmedi. Bakteriler eğer kalın bağırsağa yerleşmiş olsaydı, hedeflenen buydu, dışkıda bunları görmek gerekirdi. Ancak vücudun içindeki bakteriler ile dışkıdaki bakteriler tam olarak aynı değildi. Bundan önceki çalışmalarda sindirim sistemindeki bakteri topluluklarının ölçülmemişti. Bunun yerine hep dışkı örnekleri incelenmişti. Şu an yapılan araştırmalar sayesinde probiyotik alanındaki çok sayıda çalışmanın doğru sonucu verdiğini söyleyemeyiz. Birçoğu kafa karıştırıcı, net olmayan sonuçlar veriyor.

Araştırmacılar yaptıkları bir diğer çalışmada da probiyotiklerin hiçbir etkilerinin olmayacağını gösterdi. Hatta dışarıdan alınan bazı bakteriler kendilerini savunmaya çalışarak vücuda zarar bile verebilir. Antibiyotik aldıktan sonra bağırsaklardaki bakteriler ölür. Antibiyotik sonrasında probiyotik kullanımının bir yararının olup olmadığı araştırıldı. Antibiyotikler zararlı bakterileri öldürmek için tasarlanmış ilaçlardır. Ancak sindirim sistemimizdeki yararlı bakterileri de süpürürler. Yararlı bakterileri yerine koymak için probiyotikler güzel bir seçenek ama denklem bu kadar basit mi? Günümüzde ise probiyotik nedir sorusuna bile cevap veremeyecek kişiler gelişigüzel probiyotik kullanımı öneriyor.

Antibiyotik Sonrasında Probiyotik Kullanımı

Antibiyotik kullanan katılımcılar üç gruba ayrıldı. Bir grup kontrol amaçlı hiçbir tedavi almadı. İkinci grup probiyotikler vasıtasıyla dışarıdan bakteri aldı. Son grup ise kendi dışkısından elde edilen bakterileri aldı. Antibiyotik kullanan kişilerde beklendiği üzere bağırsak florası boşalmıştı. Probiyotiklerden gelen bakteriler buralara başarıyla yerleştirildi. Ancak bu sefer başka bir sorun ortaya çıktı. Probiyotikler ile gelen bakteriler bağırsaklardaki mikrobiyotanın normal yapısına gelmesini engelliyordu. Orada daha önceden var olan bakteriler aylarca bağırsaklara yerleşemediler. Kendi dışkılarından elde edilen bakterileri alan kişiler ise bağırsak floralarını kısa zamanda normal haline getirdiler.

Alternatif Bir Yöntem: Dışkı Nakli

Bağırsaklara yararlı bakterileri yerleştirmenin tek yolu probiyotikler değil. Son yıllarda daha çok gündeme gelen dışkı nakli de yararlı bakterileri bağırsaklarınıza kalıcı olarak yerleştirebilir. Kendi dışkınızın veya başka birisinin dışkısından bir parçanın kalın bağırsağınıza yerleştirilmesi ile bakteri transferi de oluyor.

Şimdiye kadar probiyotiklerin zararlı olabileceği hiç akla gelmedi. Probiyotikler sürekli reklamlarda bir mucizeymiş gibi tanıtılıyor. Ancak uzun vadede vücudunuza zarar verebilir. Buraya kadar probiyotik nedir, ne değildir öğrendik. Bunların vücudu nasıl etkilediğini de gördük. Kişiselleştirilmiş tıp hala emekleme evresinde olduğu için bu tür şeylerin nasıl etki göstereceği bilinmiyor. Ancak önümüzdeki yıllarda probiyotikler ve daha pek çok besin maddesinin bizi nasıl etkilediğini önceden bileceğiz. Bu sayede hastalıklar ile baş etmemiz ve sağlığımızı kazanmamız çok kolaylaşacak.

Kaynaklar
  1. https://www.wissenschaft.de/gesundheit-medizin/wie-wirksam-sind-probiotika/
  2. https://www.cell.com/cell/fulltext/S0092-8674(18)31102-4

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.