Zeki İnsanlar Neden Aptalca Şeyler Yaparlar?

Zeki İnsanlar Neden Aptalca Şeyler Yaparlar

Toplum içinde zeki olarak görülen insanlar bazen çok aptalca davranabiliyor. Başkalarına kötü örnek olmayı bırakın kendi hayatını bile riske atabilecek davranışlarda bulunuyorlar. Örneğin trafikte emniyet kemerini takmamak veya karşıdan karşıya geçerken sağına soluna dikkat etmeden yürümek. Zeki olduğunuzu düşünüyor ve siz de buna benzer davranışları yapıyorsanız biraz kendinizi sorgulamanızda fayda var.

Yayalara kırmızı ışık yanıyorken yola atlayan birisine araba çarptığında kazanın tek sorumlusu yaya olur. Bu insanları çoğunlukla dikkatsiz veya aptal olarak nitelendiririz. Ancak zeki insanlar da bunları yapıyor. O zaman ne dememiz gerekir? California Devlet Üniversitesi’nde çalışan psikolog Heather Butler konuya çok iyi bir yaklaşım sergiliyor. Aslında zeki insan olarak tabir edilen her kişinin o kadar da zeki olmadığını söylüyor. Herkes kendinin zeki olduğunu düşünür, anneler ise çocuğun süper zeki olduğunu düşünür. Ancak IQ testleri, okul notları veya akıllı telefonları kullanabilme becerisiyle her şeyi göstermez.

Zeka ve Kritik Düşünme Becerileri

Zeka ve kritik düşünme becerileri arasındaki ayrımı iyi yapmamız gerekir. İkisi birbirinden bağımsız gelişir ve hareket eder. Matematik problemlerinde iyi olmak, harika algoritmalar geliştirmek ve hızlı dil öğrenebilmek zekayı gösteren etkenlerdir. Amaca yönelik hareket etmek, mevcut imkanları kullanarak başarıya ulaşmak ise kritik düşünme becerileri kapsamındadır. Umuyorum kafanızda bir şeyler canlanmıştır. Laboratuvarda atomu parçalayan bir profesörün günlük hayatta çok basit sayılabilecek hataları yapmasının sebebi budur. Kritik düşünme becerisi yüksek olan kişiler çevrelerindeki ipuçları sürekli toplarlar, gerçekleri masaya yatırırlar ve her hareketlerinde bunları kullanırlar. Hedefe yönelik seçici davranışlar sergilerler.

Şimdi bir örnekle bu konunun üstünden geçelim. İklim değişikliği var mı yok mu? Bazı insanlar var diyor, bazıları olmadığını iddia ediyor. Bilim insanlarının büyük çoğunluğu iklim değişikliğinin gerçekten yaşanmakta olduğunu ve doğa için büyük tehlike arz ettiğini belirtiyor. Aslında iklim her zaman değişiyor ama bu kadar hızlı değil. Bilim insanlarının elde ettiği verilere göre atmosferdeki karbondioksit miktarı artıyor, sıcaklık yükseliyor ve buzullar hızla eriyor. İklim değişikliğini inkar edenler ise bunun sadece uydurma bir iddia olduğunu savunuyor.

Nature Climate Change dergisinde yayınlanan bir rapora göre iklim değişikliğini inkar edenler arasında tarafsız, zeki insanlar da yer alıyor. Böyle düşünmelerinin sebebi ise iklim değişikliğinin kendi düşüncelerine ve önceden söylediklerine ters düşmesidir. Yani bir nevi çıkar çatışması yüzünden bunu reddetmeye devam ediyorlar. Bu tıpkı mensubu olduğun partiyi, içinde bulunduğun ülkenin üstünde tutmak gibi bir şey.

What the Hell Etkisi

Kritik düşünme becerilerinden yoksun olmak zeki insanların aptalca şeyler yapmasının tek sebebi değil. Bir de psikolojide “What the Hell” (Nasıl Yani) etkisi dediğimiz olgu var. Diyet yapanlar sürekli kendilerine onu yemeyeceğim, bunu yemeyeceğim diye kural koyarlar. Örneğin bir tabak dolusu kurabiye karşınızda duruyor ve siz yememekte diretiyorsunuz. İçinizdeki “ye onu” diyen sese yenik düşüp kurabiyelerden bir ısırık alırsanız hemen arkası gelir ve tabaktaki tüm kurabiyeler bitmiş olur. Battı balık yan gider deyimindeki durumun aynısı aslında. İrademizi ne kadar güçlü tutarsak tutalım, ufak bir taviz her şeyi berbat edebilir ve ipin ucu kaçabilir.

Zeki insanlar yaptıkları güzel şeylerin yanında hatalarını ve aptalca davranışlarını küçük görürler ve umursamazlar. Birçok zaman bu kişilerin etraflarındaki insanların zekasını hafife alırlar. Kendilerini haklı göstermek için her bilgi kırıntısını kullanırlar ve her zaman daha zeki olduklarını düşünürler. Size ahlak dersi veren hocalarınızın inanılmaz etik dışı davranmalarının sebebi budur.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

https://www.psychologytoday.com/blog/valley-girl-brain/201801/3-reasons-why-smart-people-do-dumb-things

Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Çağlayan Taybaş

Bursa’nın bir ilçesi olan Karacabey’de 1992 yılında dünyaya geldi. İlköğretim ve lise öğrenimi Karacabey’de ve bir ara Bursa Erkek Lisesi’nde tamamlamış, üniversite eğitimi için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde (İYTE) 100% İngilizce Moleküler Biyoloji ve Genetik eğitiminin kurbanı olmuştur. Akademik hayatı boyunca İYTE, Ege Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü’nde stajlar yapmış olup gelişimsel sinirbilim, nöroloji, biyoinformatik, hesaplamalı kimya, immünoloji, bitki genetiği, mikrobiyoloji alanlarında projeler yürütmüştür. Üniversite hayatı boyunca 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapmış ve son yılında “Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar” adlı kitabını yayınlamıştır. Biyoinformatik ve hesaplamalı kimya laboratuvarlarında MATLAB, C, JAVA, Python, HTML, CSS öğrenmiş, zaman içinde kendini photoshop ve dreamwaver gibi programlarda da eğitmiştir. İleri düzey İngilizce, orta düzey Almanca ve başlangıç düzeyinde Japonca bilmektedir. Yazar ney üflüyor, beyin sporu olarak satranç oynuyor, beden sporu olarak bisiklet sürüyor. 2 sene boyunca İzmir’de Yavuz Akalın’dan ney dersleri almıştır ve İYTE Satranç ve bisiklet kulübünde aktif olarak hizmet vermiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.