Amigdala: Beyinde Korku Duygusunun Merkezi!

amigdala

Amigdala beynin temporal lobunda bulunan badem şeklindeki bir bölgedir. Şeklinin bademe benzemesinden dolayı bu bölgeye amigdala ismi verilmiştir. Çok küçük bir hacme sahip olmasına rağmen hayatta kalmamızda çok büyük görevler üstlenir. Bellek, karar verme ve korku, agresiflik gibi duygusal süreçlerin kontrolünde çok önemli rol alır. Beynin her iki yarımküresinde de bulunan amigdala limbik sistemin başlıca elemanlarından biridir.

Amigdalanın yapısına baktığımızda nöron kümelerinden oluştuğunu görürüz. Bu kümeler çok önemli görevler icra ederler. Bunların bazıları bazolateral kompleks, kortikal çekirdek, medial çekirdek, merkezi çekirdektir. Bazolateral kompleks de kendi içinde lateral, bazal ve yardımcı bazal çekirdekler olarak üçe ayrılır.

Sağ ve Sol Amigdala Arasındaki Farklar

Beynin her iki yarısında da bir amigdala bulunur. Bunlar yapı olarak birbirlerinin simetrisidir. Ancak işlevsel olarak aralarında bazı farklar bulunur. Beyne elektrik akımı verilen çalışmalarda sağ ve sol amigdalanın farklı işler yaptığı görüldü. Sağ amigdala olumsuz duyguları işlemekten sorumludur. Özellikle korku ve mutsuzluk duygusu burası tarafından tetiklenen duygulardır. Buna karşın sol amigdala olumlu duyguları veya korku gibi olumsuz duyguları tetikliyor. Bazı çalışmalar sol amigdalanın beynin ödül mekanizmasında da görev aldığını gösteriyor.

İki amigdala da duyguları algılama ve işleme biçimimizle ilgili özel bir işleve sahiptir. Bunların birbirlerinden bağımsız bellek sistemleri vardır. Ancak duyguları yorumlamak ve depolamak için birlikte hareket eder. Sağ yarımküredeki amigdala olumsuz duygularla ilişkilidir. Korkuya bağlı koşullanma tam olarak bu bölgede gerçekleşir. Örneğin 8 yaşında bisikletle geziyorken bir anda arkanızdan bir köpek sizi kovalamaya başladı ve siz de kaçmaya başladınız. Sağ amigdalanız hemen bisiklet üstünde köpeklere karşı sizi korkmaya koşulladı. Mis gibi travma.

Sağ amigdala bildirimsel bellek ile de ilişkilidir. Bildirimsel bellek geçmiş tecrübeleriniz ile ilgili bilgileri bilinçli olarak çağırdığınız bellek türüdür. Örneğin sevgilinizle ilk buluşmanız boğaz manzaralı bir restoranda olmuştu. Bildirimsel bellek sayesinde restoranın ismini hatırlarsınız, ya da hatırlamazsınız. Bu bildirimsel belleğin alt kümesinde olaysal belleğin görev alanına girer. O restoranda yaşadığınız bütün anıların duygusal bileşenleri ise sağ amigdalanın süzgecinden geçer.

Amigdalanın Gelişim Süreci

Tüm insanların beyni bebeklik çağlarında çok etkin bir gelişim süreci izler. Doğumda var olan sinapsların çoğu 3 yaşına girdiğinizde kaybolur. Hayatın ilk yıllarında kadınların limbik yapıları erkeklerinkinden daha hızlı bir şekilde gelişir. Kadınlarda amigdala 1,5 yılda tam olarak gelişirken erkeklerde bu süre daha uzundur. Erkeklerin amigdalasının gelişim süreci kadınlardakinden daha yavaştır.

Erkek ve kadınlardaki farklar sadece süre ile sınırlı değildir. Cinsiyete bağlı farklar hormonal ve nörolojik değişimleri de kapsar. Amigdala androjen reseptörler bakımından çok zengindir. Bu reseptörler testosterona etkili bir şekilde bağlanırlar. Testosteron reseptör bağlanması gerçekleştiğinde DNA aktivasyonu başlar. DNA’yı tetikleyecek hücre içi sinyal mekanizmaları etkinleşir. Kadınların erkeklerden daha düşük testosteron seviyesine sahip olduğunu biliyoruz. Bu durum farklı cinsiyetler arasında amigdalanın farklı büyüklükte olmasına neden olur. Amigdaladaki gri madde miktarının belirlenmesinde testosteron önemli bir rol oynar.

Amigdala Ne İş Yapar?

Amigdalanın en önemli görevi duyguları kodlamak, yorumlamak ve depolamaktır. Bunun için nöronların uzantıları beyinde birçok bölge ile irtibata geçer. Bunlardan bazıları hipotalamus, talamus, ventral tegmental alan, lokus seruleus, akkumbens çekirdeğidir. Bunlar arasında hipotalamus homeostazın düzenlenmesinde görev alır. Akkumbens çekirdeği ve ventral tegmental alan ödül mekanizmasında büyük görevler üstlenir. Amigdalanın medial çekirdeği koku algılamada ve feromon sürecinde görevlidir. Amigdalanın insanlarda feromon sentezlenmesinde de rol oynadığı düşünülüyor. Koku duyusuyla ilgili olarak amigdala, burun soğanı ve olfaktif korteksten bilgi alır.

Duygusal Öğrenme

İnsanlarda amigdalanın başlıca görevi bilgilerin duygusal bileşenleri işlemektir görev almaktır. Korku koşullanmasında korku uyaranları amigdalanın bazolateral kompleksine gelir. Burada bağlantılar oluşur. Hayatımızı etkileyecek olan uyaranlar hemen etiketlenir ve kalıcı belleğe kaydedilir. Kalıcı belleğe geçirme işlemi genelde uykuda olur. Amigdala çalışmazsa korkmamıza neden olacak uyaranlar belleğe kaydedilmez. Amigdalanın çalışmaması halinde kişi hiçbir şeyden korkmaz. Bu durum hayatı büyük tehlikeye atabilir. Örneğin safari turunda arabadan inip aslanları sevmeye kalktığınızı bir düşünün.

Korkutucu olaylarda kaçınma davranışı geliştirmekten bahsettik. Ancak amigdala pozitif koşullanmada da rol oynar. Sol amigdala olumlu duyguları işlemekten sorumludur. Araştırmalar merkezi çekirdeğin zarar görmesi halinde sıçanlarda olumlu koşullanmanın azaldığını gösteriyor. Ancak bazolateral alan zarar gördüğünde olumlu koşullanma hiç etkilenmiyor. Farelerde feromonlarla yapılan deneylerde şöyle bir sonuç çıktı. Erkek farelerin feromonlarını alan dişi farelerin olfaktif sistemi harekete geçiyor. Bu durum amigdalanın kokuları işlemede rolünü gösteriyor. Olfaktif korteks ile birlikte koku duyusuna bağlı öğrenmede etkin bir rol oynuyor.

Amigdala Doğru Çalışmazsa Ne Olur?

Amigdalanın işlevleri konusundaki bilgilerin çoğunu lezyon çalışmalarından elde ettik. Hayvanlarda amigdalanın belirli kısımları yok edildi ve ne olduğuna bakıldı. 1888 yılında rhesus maymunları üzerinde yapılan deneyler amigdalanın çalışmadığında ne olabileceğini gösterdi. Bilim insanları önce hayvanların temporal korteksinde lezyon oluşturdular. Hayvanları teste tabi tuttuklarında ciddi sosyal ve duygusal kusurlar gözlemledi.

Heinrich Klüver ve Paul Bucy amigdalası zarar gören maymunları gözlemlediler. Maymunların tanıdık nesneleri algılayamadığını, korkunun kaybolduğunu farkettiler. Ayrıca hayvanlarda aşırı cinsellik isteğinin geliştiğini kaydetmiştir. Bu davranışsal bozukluk daha sonra Klüver-Bucy sendromu olarak adlandırıldı. Sebebi amigdalanın doğru çalışmamasına bağlanmıştır. Amigdalası hasar görmüş anne maymunlar da bebekleri ile yeterli miktarda ilgilenmiyorlardı. Hayvanlar sürekli bebeklerini ihmal ediyordu.

Beyin Görüntüleme Teknolojileri Sahneye Çıkıyor

20. yüzyılda beyin görüntüleme teknolojilerinin geliştirilmesiyle amigdalanın beyindeki rolü daha iyi anlaşılmıştır. Amigdala psikolojik halimiz üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Bazı çalışmalar anksiyete hastalarının daha küçük amigdalasının olduğunu göstermiştir. Birçok vakada sol amigdalanın büyümesi antidepresan veya psikoterapi ile ilişkilendirilmiştir. Literatüre göre sol amigdala anksiyete, obsesif kompülsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu ile bağlantılı bulunmuştur. 2003 yılında yapılan bir çalışmada sınırda kişilik bozukluğu olan kişilerin sol amigdalanın normalden çok daha fazla çalıştığı görülmüştür. Bu kişiler nötr yüzleri tehdit olarak algılayabiliyorlardı. Amigdala üstünde yapılan çalışmalar bu ufacık beyin bölgesini psikopatlık, sosyal fobi, bipolar bozukluk, otizm gibi pek çok rahatsızlıkla ilişkilendirmiştir.

Yolda giderken birden önünüze iri yarı, yüzü maskeli biri çıktı, ne hissedersiniz? Bize zarar verebilecek bu kişiye karşı hemen bir korku hissederiz. Beynimiz savaş ya da kaç tepkisini harekete geçirir. Ben genelde kaçma davranışını daha çok seviyor ve uyguluyorum. Amigdala korku esnasında deli gibi çalışır. Ancak amigdala çalışmazsa korkuyu tanımlayamayız gibi bir şey söylemek doğru değildir. Amigdalanın haricinde korkuyu algılamada görevli başka beyin bölgeleri vardır.

Cinsel Yönelim

Araştırmalar beyin yapısı ve cinsel yönelim arasında bazı bağlantılar olduğunu gösteriyor. Beynin iki yarımküresi arasındaki simetri işlevsellik açısından çok önemlidir. Amigdalanın bağlantı şeması gibi özellikler cinsel yönelimimizi belirlemede etkili olabilir. Heteroseksüsel erkeklere kıyasla eşcinsel erkeklerin amigdalasında daha fazla dişil bağlantı gözlenmiştir. Eşcinsel kadınların amigdalasında da eril bağlantı yapıları heteroseksüel kadınlara oranla daha fazladır. Eğer amigdalada karşı cinse ait bağlantılar olması gerekenden fazlaysa eşcinsellikte etkili olabilir.

Sosyal Etkileşim

Amigdala hacmi bireylerin sosyal hayatının ne kadar fazla ve karmaşık olduğuyla doğru orantılı görünüyor. Elimizde fizyolojik olarak bir kanıt yok ancak araştırmalar olumlu ilişkiler tespit etmiştir. Daha büyük amigdalaya sahip insanların daha aktif bir sosyal hayatı vardır. Bu kişiler gördükleri yüz ifadelerine dair daha doğru çıkarımlar yapmıştır. Amigdala yüzlerdeki ifadeleri tanıyabilmemize yardımcı olur. Bu yönüyle sosyal hayatta ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz.

Karşınızdaki insanın duygusal zekasını anlamada da bu küçük beyin bölgesi imdadınıza koşuyor. Araştırmacılar daha büyük amigdalası olan insanların duygusal zekalarının da daha yüksek olabileceğini düşünüyor. Duygusal zekanın yüksek olması da sosyal iletişim becerilerinin ve başkalarıyla uyumlu olmanın kapılarını aralıyor.

Arkadaşlarınızla bir kafeye gittiniz sohbet ediyorsunuz. Bir kişi size gereğinden fazla yaklaşıyor ve kişisel alanınıza giriyor. Amigdala o anda karşınızdaki kişinin size fazla yaklaştığını bildiriyor. Amigdalası hasarlı kişiler kişisel alanı ne kadar ihlal edilirse edilsin rahatsızlık hissetmiyorlar. Mesafe algısında bir sorun yok. Amigdala hasarlı olduğu halde birisi ona çok yaklaştığında amigdala etkin çalışıyor ama kişi yakınlıktan hiçbir rahatsızlık duymuyor.

Şiddet Eğilimi

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar amigdalanın şiddet ve cinsel davranışları artırdığını gösteriyor. Dışarıdan uyarımla amigdala harekete geçirildiğinde hayvanlar daha agresif oluyorlar. Böyle zamanlarda cinsel davranışlara yöneliyorlar. Amigdala lezyon yöntemiyle hasara uğratıldığında ise bunun tersi oluyor. Hayvanlar normalden daha uysallaşıyor ve cinsel istekleri azalıyor.

Anksiyete

Anksiyete ile amigdala fizyolojisi arasındaki bağlantı uzun bir süredir araştırılıyor. Korktuğumuzda ve öfkelendiğimizde amigdalamız harekete geçer. Daha önceden söylediğimiz gibi amigdala duyguların işlenme merkezidir. Savaş ya da kaç davranışının ortaya çıkmasında başlıca göreve sahiptir. Amigdalanın çalışmadığı durumlarda korku ve endişe hissedilemez. Etraftaki tehlikeli uyaranlara karşı amigdala anksiyete ve panik atak hissini başlatır.

Çocukluk zamanlarınızda hamam böceği ile ilgili kötü bir deneyim yaşadıysanız ömrünüz boyunca onlardan korkabilirsiniz. Basit bir böcek ne yapabilir ki? Bu tür durumlara koşullanmış korku deniyor. Alında etkisiz olan bir uyaran (hamam böceği) artık korku uyaranı haline geliyor. Artık ne zaman hamam böceği görseniz amigdalanız ateşleniyor ve korkuyorsunuz. Tansiyonunuz çıkıyor, nabzınız hızlanıyor, elleriniz titriyor. Hamam böceğinden korkmuyorum ama dişçiye gittiğimde ben de bunları yaşıyorum. Gerçi benim hâlâ çok haklı sebeplerim var.

Savaş ya da kaç davranışını oluştururken amigdalanın rolü çok önemlidir. Hipotalamus ve beyin sapına doğrudan sinyal göndererek korku ve anksiyeteye neden oluyor. Amigdala olmayınca beynin ilgili bölgeleri gerekli sinyalleri alamıyor. Her şey rutin akışında devam ediyor.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

https://www.sciencedirect.com/referencework/9780080450469/encyclopedia-of-neuroscience

https://nba.uth.tmc.edu/neuroscience/m/s4/chapter06.html


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Amigdala: Beyinde Korku Duygusunun Merkezi!” için bir yorum

  • 30 Mayıs 2019 tarihinde, saat 00:11
    Permalink

    elinize sağlık, sözlük tadında oldukça açıklayıcı olmuş

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.